KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7536 E., 2013/21387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 tarih ve 2011/86-2012/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin ''PINAR'' ibareli tanınmış markaların sahipleri olduğunu, davalının 2009/37127 nolu ''GÜZELPINAR+Şekil'' ibareli marka başvurusuna her iki müvekkilinin ayrı ayrı yaptığı itirazların Markalar Dairesi Başkanlığı'nca kabul edilmesine rağmen davalının itirazı üzerine YİDK kararı ile başvurunun devamına karar verildiğini, davalı marka başvurusu ile müvekkillerine ait markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, yapılan işlem ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin ''GÜZELPINAR'' ibaresi ile 1986 yılından beri ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu marka adı altında doğal kaynak suyu üretim ve dağıtımı ile iştigal ettiğini, markanın belli bir bilinirliğe ulaştığını, fiili olarak şu ana kadar müvekkilinin kullandığı işaretle davacıların markalarının karıştırılmadığını, taraf markalarının iltibas yaratacak derecede benzer olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının PINAR ibareli markalarıyla davalının "GÜZELPINAR+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaretin 1986 yılından buyana davacı markaları ile aynı sektörde eş zamanlı olarak yanyana kullanıldıkları, bu süreçte karışıklık sebebiyle birbirlerine karşı açtıkları bir dava bulunmadığı,
davalı başvurusunun konusu olan işaretin her iki davacının markalarıyla piyasada ayrı ayrı tutundukları ve yer edindikleri, bu bağımsızlaşmanın başvurunun yapılmasıyla birlikte bozulduğunun tahlil ve piyasa davranışlarına dayalı bilgilerden elde edilecek veriler kullanılarak ispat edilmesi gerekmekte olup, bu yönde bir delil ileri sürülmediği gerekçesiyle her iki davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK karar iptali, hükümsüzlük istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK'nın 6. ve devamı maddeleri uyarınca marka hakkı üzerinde tescilde öncelik ve teklik ilkesi geçerlidir.
Davacı tarafça ''PINAR'' esas unsurlu markaları ile iltibas oluşturan ve tescili istenilen ''GÜZELPINAR +Şekil'' ibareli markasının başvurmadan önce de davalı şirket tarafından tescilsiz olarak kullanımına karşı herhangi bir uyuşmazlık çıkartılmamış olması, dava konusu ibarenin marka olarak tescil başvurusu yapılması halinde yasal süresi içerisinde 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 42/1-b maddeleri uyarınca davacıların TPE nezdinde itirazda bulunmasına ve hükümsüzlük davası açmasına engel teşkil etmeyecektir.
Bu bakımdan, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu itibariyle taraflar arasında uyuşmazlık konusu aynı tür emtia bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi ve farklı tür emtia olan 32.02. sınıf ''biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar '' bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi nazara alınarak itirazın kabulü ve dava konusu markanın hükümsüz kılınmasına yönelik görüşü dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7536, K. 2013/21387, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama