KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/779 E., 2013/19109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/10/2011 tarih ve 2009/77-2011/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalı şirketten 2000- 2001 yılları arasında 18.000,00 TL-20.000,00 TL civarında hisse senedi alındığını, 2003 yılına kadar müvekkilinin hesabıyla davalı şirket görevlisi dava dışı ...nun ilgilendiğini, başlangıçta yapılan işlemler hakkında müvekkiline bilgi verip müvekkilinin rızasını alan bu görevli tarafından sonraki dönemlerde müvekkilinin rızası hilafına işlemler yapıldığını,
müvekkilinin şikayeti üzerine davalı şirketçe anılan kişinin değiştirildiğini ancak sonraki görevlilerce de müvekkilin izni olmadan müvekkilinin hesabından kredi karşılığı hisse satın alınarak elde edilen karın başkalarına aktarılıp her kredi sonrası komisyon çekilerek müvekkilinin 150.000.00 TL zarara uğramasına neden olunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağının zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket çalışanlarının, ancak müşterilerin telefon, faks veya mail yoluyla verdikleri talimatla işleme yapabildiklerini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, her ne kadar davacı yatırımcının davalı aracı kurum ile çalıştığı süre sonunda yatırımlarından zarar ettiği sabit ise de, davalı kurumca davacının talimatı üzerine işlem yapıldığı, kendi başına yaptığı işlemlerin en kısa zamanda davacıya bildirildiği, davacı tarafça bu işlemlere itiraz edilmeyerek icazet verildiği, bu nedenle davalı aracı kurumun iş ve işlemlerini mevzuata uygun şekilde yaptığı ve davacının ticari faaliyeti sonunda gerçekleşen zararından sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/779, K. 2013/19109, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama