KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7852 E., 2013/11797 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2013
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.11.2011 gün ve 2008/799-2011/670 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.02.2013 gün ve 2012/1443-2013/2076 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı ve karşı davalı vekili, davalı şirketin TPE' ye 2006/57445 numara ile tescil ettirdiği ... kelimesinin ilk kez 2000 yılında kurulan ...
Otomobilcilik A.Ş.'nce kullanıldığını, bu ismin şirket ortakları...'nın Ya'sı ile diğer ortak ...'nın TU'sunun birleşmesinden meydana geldiğini, bu isimle şirketin aynı ortaklarla 2005 yılına kadar faaliyet gösterdiğini, 2005 yılında ... 'nın hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, davalı şirketi kurarak yeni kurulan şirkete de ... adını verdiğini, müvekkili şirketin bu duruma müdahale etmediğini, ancak davalı şirketin kötü niyetle 2000 yılından beri müvekkil şirketin kullanmakta olduğu ... kelimesini TPE'de marka olarak tescil ettirdiğini,
davaya konu... kelimesinin müvekkili tarafından davalının başvuru tarihinden 5 yıl öncesinden beri kullanılageldiğini, sonradan kurulan bir şirkete aynı ismin konulmasının ve marka olarak tescil edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davalının 2006/57445 tescil numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve karşı davacı vekili, müvekkilinin 2006/57445 numaralı ... markasını usulüne uygun bir şekilde tescil ettirdiğini, müvekkili firmanın kurucusu ...'nın 2005 yılında davacı firma ile ticari ilişkilerini sona erdirdiğini, otomotiv ve inşaat sektöründe... çevresinde son 3 yıldır ... markasını ve ticaret unvanını tanınan, tüketici tarafından bilinen ve saygı gören bir marka haline getirdiğini, marka üzerinde gerçek hak sahipliği kazandıklarını savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada davacı- karşı davalının tescilli markalarını ticaret unvanında ve her türlü ticari iş ve eylemlerinde kullandığını ileri sürerek, haksız rekabet ve markaya tecavüzün önlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez asıl davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7852, K. 2013/11797, 6 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama