İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/8148 K.2013/11264

Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.11.2010 gün ve 2010/251-2010/438 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.02.2012 gün ve 2011/2007-2013/2332 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi…

Esas2013/8148Karar2013/11264Tarih30 Mayıs 2013Okuma4 dk · 803 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/8148 E., 2013/11264 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2013
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

803 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.11.2010 gün ve 2010/251-2010/438 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.02.2012 gün ve 2011/2007-2013/2332 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 pay oranıyla azlık haklarına sahip ortağı olduğunu, 31.05.2007 tarihli genel kurula katıldığını, TTK'nın 337'nci maddesi uyarınca bilanço görüşmelerinin bir ay süreyle ertelenmesini ve bu süre zarfında talep etmiş olduğu açıklamaların da yapılmasını istediğini, ayrıca azınlık hakkını kullanarak özel denetçi tayinini istediğini, genel kurulun erteleme talebini kabul ettiğini, ancak TTK'nın 348'nci maddesi uyarınca yapılan özel denetçi talebini ise red ettiğini,

çoğunluk hisselerine sahip olanların ortaklık menfaati gerektirmediği halde yetkilerini kötüye kullanarak azlığın ve münferit ortakların meşru menfaatlerini zedeleyici kararlar aldıklarını, bunun da objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirkete TTK'nın 348'nci maddesi uyarınca geriye dönük 2 yılın denetlenmesi için özel denetçi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının özel denetçi tayini istediği, bu davanın ön koşulu olan pay senetlerini depo etmesi koşulunu yerine getirmesi için kendisine kesin süre verildiği, bu sürede fiziken senetler mevcut olmadığı takdirde hukuki rehin yoluyla tevdii koşulunu yerine getirmesinin de açıklandığı, kesin sürede bu koşulun sağlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.02.2012 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, davalı anonim şirkete özel denetçi tayini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 09.11.2009 tarihli kararı ile davacıya TTK’nın 348. maddesi uyarınca pay senetlerini bankaya depo etmesi için uygun bir mehil verilerek eksikliğin tamamlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak davacıya pay senetlerini bir bankaya rehnetmesi için kesin süre verilmiş, süre sonunda davacının kesin sürede tevdi koşulunu yerine getirmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa dosya kapsamından davalı şirketin basılı pay senedi olmadığı sabit olduğu gibi, davacı tarafından bankalara yapılan müracaatlar basılı pay senetleri bulunmadığı için reddedilmiş ve en önemlisi davacı tarafından davalı şirkete çekilen 24.08.2010 tarihli ihtarname ile rehin sözleşmesi yapılması isteminde bulunulmuş olmasına rağmen başvuru sonuçsuz kalmıştır.

Bu durumda mahkemece rehin sözleşmesinin yapılmasında davacıya yüklenebilecek kusurun bulunmadığı, davalı şirketin davacı tarafından çekilen ihtarnameye icabet etmemesinin MK 2. maddesine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava şartının gerçekleştiğinin kabulü ile işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2011/2007 E, 2013/2332 K. ve 12.02.2013 tarihli onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemiz 2011/2007 E, 2013/2332 K. ve 12.02.2013 tarihli onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

12.06.2013 / AY

-3-

KARŞI OY YAZISI

Gerek dar anlamda alacaklar üzerinde rehin hakkı kurulmasına ilişkin ÖMK 869/1 ve gereksede yeni M.K.'nun 955. maddesine göre hisse senedine bağlanmamış anonim şirket payı üzerinde rehin hakkı kurulması için mutlaka yazılı bir sözleşmenin yapılması gerekmektedir. Düzenlenen rehin senedi alacaklıya teslim edilir. Bu yazılı şekil bir sıhhat şeklidir. Rehin sözleşmesinde rehin verenin imzasının bulunması yeterlidir.

Şekil şartının yerine getirilmesi bakımından, rehinli alacaklının sözleşmede imzasının bulunması zorunluluğu yoktur. Bunun gerekçesi, yazılı şekle ilişkin genel hükümler arasında yer alan BK.'nun 13/1. maddesinde yatmaktadır. Anılan hüküm uyarınca, kanunen yazılı şekil şartına tabi tutulmuş olan sözleşmelerde, borç altına giren kimselerin imzalarının bulunması yeterlidir. Çıplak payın devri alacağın temliki hükümlerine (BK.

162) tabi olup, söz konusu hükümler uyarınca devir işlemi için sadece yazılı bir sözleşmenin yapılması gerekli ve yeterlidir. Ayrıca bir resmi senet düzenlenmesine ya da tescil işlemine ihtiyaç yoktur. (Anonim Ortaklıkta Payın Rehni Y. Can Göksoy sh.

86 vd.) Somut olayda; davacı tüm bankalara müracaat etmesine rağmen bankalarca "Bankamıza herhangi bir kıymetli evrak teslimi gerçekleşmediğinden depo işleminin yapılması mümkün olamamaktadır." şeklinde cevaplar verildiği görülmüştür.

Davacı tarafından davalı şirkete keşide edilen Bakırköy 14. Noterliği'nin 24.08.2010 tarih ve 19832 y. nolu ihtarnamede "İşbu ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 24 saat içinde, TTK'nun amir hükümleri gereğince şirket hisselerinin ve bu hisse senetlerinin yerine geçecek ilmuhaberlerin basılı hale getirilerek tarafıma teslim etmenizi, anonim ortaklığınızla rehin sözleşmesi imzalamanızı, pay defterinin onaylı bir örneğinin tarafımıza teslim etmenizi,

aksi halde savcılığa suç duyurusunda bulunacağımı ve uğrayacağım bilcümle zararlar için yasal yollara başvuracağımızı ihtaren bildiririm." demek suretiyle tek taraflı bir irade beyanıyla davacı hisseleri üzerinde rehin hakkı tesis etmiş bulunmaktadır. Mahkemece yapılacak iş rehin hakkı kurulduğunun aleniyeti sağlamak ve devirleri önlemek için ticaret siciline bildirilip bu hususta sicile şerh konulmasını istemek olmalıdır.

Aksi halde hisse senetleri rehin alınmadan dava kabul edilecektir ki bu hususta TTK'nun 348. maddesine aykırı olacaktır. Bu durumda red kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekir. Bu nedenle çoğunluk kararına muhalifim.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/8148, K. 2013/11264, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8148
Karar No
2013/11264
Tarih
30 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/8148 K.2013/9124
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/8148 K.2013/10285
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/8148 K.2013/8220
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/8148 K.2013/11732
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/8148 K.2013/13008
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/8148 K.2013/17547

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.