KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/8206 E., 2013/13032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2011 gün ve 2008/260-2011/110 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.12.2012 gün ve 2011/13968-2012/20748 sayılı onama kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile bu dilekçesindeki taleplerini açıklayan 01.12.2009 havale tarihli dilekçesinde davalılardan British Sky Broadcasting Group Plc şirketinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2004/28185 numarası ile başvurusunu yaptığı SKY SPORTS ibaresinin tesciline karşı yaptıkları itirazların nihayetinde YİDK tarafından red edildiğini, davalının SKY ibareli markasının hükümsüzlüğü için Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/667 esas sayılı dosyasından hükümsüzlük davası açtıklarını, bu dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini,
davalının hakkında hükümsüzlük davası açtıkları markanın aynısı tekrar tescil ettirmekle aslında kanunun kendisine yüklediği tescilli bir markayı kullanmak veya kullanımına beş yıldan fazla ara vermemek külfetinden kaçınma amacını gütmesi nedeniyle kötü niyetli ve marka başvurusunun MK’nın 2.maddesine aykırı bir davranış olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2004/28185 nolu SKY SPORTS markasının tescil talebine karşı yaptıkları itirazlarının reddine dair kararının iptaline, tescil talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava dilekçesinin konu kısmı ile içeriğinin ve talep kısmının farklı olduğunu, müvekkilinin 1980 li yıllardan beri 60 tan fazla ülkede SKY ibaresi üzerinde markasal hakkının olduğunu, 20 seneyi aşkın süredir televizyon yayıncılığı faaliyetleri ile uğraştıklarını, müvekkilinin seri markalar olarak SKY esas unsurlu markaları kendisi adına tescil ettirmesinin kötüniyetli bir eylem olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesindeki hatanın maddi hata olarak kabülü gerektiği, SKY ibaresi üzerinde gerek unvan ve gerekse markasal manada kullanım önceliği bulunan davalı şirketin, zaten gerçek hak sahibi olduğu markanın yeni versiyonlarını Madrid Protokolü hükümlerinden yararlanarak tescil ettirmek amacıyla gerçekleştirdiği marka tescil başvurularının ticarî yaşamdaki dürüstlük kurallarına
aykırılık oluşturduğundan söz edilemeyeceği, davalı şirketin bu başvuruları ile marka yedeklemesi veya tekrarlama markaları tescil ettirmekten ziyade, SKY ibareli markalarını korumak, onları uygun ortam ve şartlarda kullanmak arzusu ile hareket ettiği, davacının, SKY ibaresi üzerinde gerek marka ve gerekse ticaret unvanı olarak kullanım önceliği bulunan davalıya karşı, sonradan gerçekleştirilen SKY ibareli marka tescil başvurularının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 13.12.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/8206, K. 2013/13032, 21 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama