KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/8393 E., 2013/14180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2011/179-2012/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı bankadaki hesabından, davalı ...'nin dava dışı bankadaki hesabına sehven iki seferde toplam 25.000 TL'nin internet bankacılığı yolu ile gönderildiğini, yanlışlığın fark edilmesiyle dava dışı bankaya başvurulduğunu, ancak paranın, davalı ...'nin diğer davalılara olan borcundan dolayı blokeli olduğunu bu nedenle parayı geri alamadıklarını ileri sürerek anılan miktarı davalı ...'ye ait olamayıp müvekkiline ait olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davayı kabul ettiğini, davacıdan alacaklı olmadığını, havalenin sehven yapıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hesaba EFT yapılmakla davacı tarafın para üzerindeki fiili ve hukuki hakimiyetinin ortadan kalktığı, para üzerindeki hukuki ve fiili hakimiyetin hesap sahibi davalıya geçtiği ancak icra dosyaları vasıtasıyla davalı ...'nin hesabına bloke konulması sebebiyle ...'nin de EFT tarihinden de önce hesap üzerindeki hukuki ve fiili hakimiyetini kaybettiği, haciz kararları ile birlikte hesap üzerinde tasarruf yetkisinin icra müdürlüklerine dolayısıyla bloke koyduran alacaklılara geçtiği, paranın menkul mal hükmünde olduğu kimin hesabında ise ona ait olduğunun kabulü gerektiği,
davayı kabul etmeyen davalılar aleyhine bu şekilde bir iddiada bulunulamayacağı, davanın kabulü halinde likit olan paranın bir anlamda tedavül kabiliyetini kaybedeceği anlaşılmakla davalı LBT varlık yönetimi ve Türkiye Ekonomi Bankası (Fortisbank TEB Bankası ile birleşmiştir) yönünden tespit isteminin reddine, davalı ... yönünden ise ise, davalının açılan davayı kabul etmesi, hesaptaki 25.000 TLüzerindeki blokenin kalkma ihtimalinin her zaman bulunması,
davalının kabul ettiği miktarı ...'nin, tespit kararına istinaden, malvarlığıyla ödeme ihtimalinin mümkün olması nedenleriyle davacı ... aidiyetinin tespitine karar vermek gerektiği ancak bu tesbit hükmünün diğer davalıların ancak kabulü halinde veya haczi koyan İcra Müdürlüklerinin haczi kaldırmasıyla bir eda isteminin öncüsü olabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.000 TL'nin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının dava dışı banka nezdinde bulunan hesabından, davalı ...'nin dava dışı bankadaki hesabına yanlışlıkla 25.000 TL gönderdiği, parayı, diğer davalıların davalı ...'dan alacaklı olması sebebiyle yaptıkları icra takipleri nedeniyle, davalı ...'ın hesabına bloke konulması sebebiyle geri alamadıkları iddiasına dayalı davalı ...'ın hesabındaki paranın kendisine ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacının, davalılar aleyhine tespit istediği vakıalara dayanarak bir eda davası açması mümkün iken tespit davası açması mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece, davacının bu nitelikteki bir tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/8393, K. 2013/14180, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama