KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/8712 E., 2013/12885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2012 gün ve 2010/162-2012/19 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.02.2013 gün ve 2012/4275-2013/3473 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin ortağı iken, eşinin işlerinin bozulması ve kendisinin de eşi lehine kefalet vermesi nedeniyle şirket hisselerinin alacaklılarca haczedilmesinin önlenmesi amacıyla davalıların ısrarı üzerine hisselerinin tamamını 04.09.2007 tarihinde davalı şirket ortağı ...'e devrettiğini, noterden yapılan bu devir karşılığında herhangi bir bedel ödenmediğini, davalıların haciz tehlikesinin sona ermesine rağmen hisseleri iade etmediğini,
muvazaalı olan bu devir işleminin her halûkârda geçersiz ve hükümsüz olduğunu ileri sürerek 04/09/2007 tarihli hisse devir sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz ve hükümsüz olduğunun tespiti ile hisselerin kendisine verilmesini, bu talebin yerinde görülmemesi durumunda dava konusu hisselerin inançlı temlik hükümlerine göre iade edilmesini, bu da olmadığı taktirde devir konusu hisselerin BK m.106 hükmü uyarınca sözleşmenin feshedilmiş olması ile gabin ve hata hükümleri çerçevesinde tarafına iade edilmesini ve hisselerin şirket pay defterinde yeniden adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hisselerin müvekkili ... tarafından devralınmış olması karşısında diğer davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, hisselerin davacının işlerinin bozulması, ekonomik sıkıntı içine girmesi ve paraya ihtiyacı olması sebebiyle ortaklıktan ayrılmak istemesi üzerine devralındığını, hisse devir bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece hisse devrine taraf olmayan şirket ortağı davalı ...'a husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, davacının ileri sürdüğü vakıalar bakımından kendi muvazaalı işlemine dayandığı, davacının bu durumu ispata yönelik yazılı belge ibraz edemediği, davalı ...'in taraf olduğu işleme yönelik kandırıcı ve aldatıcı bir davranış içerisinde bulunduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.02.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/8712, K. 2013/12885, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama