KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/917 E., 2013/18591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2012 tarih ve 2011/86-2012/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket, davalı TPE ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davaya konu 2010/02123 sayılı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığını, harcıalem bir ürüne ilişkin görsel olduğunu, 554 sayılı KHK'nın 6. ve 7. maddeleri uyarınca tescil ile korunamayacağını, tasarım yeni ve ayırt edici kabul edilse bile, tasarımın fikri, şekli, ebatları, metrajı müvekkili şirkete ait olduğundan, KHK'nın 13, 14, 15, 16. maddelere aykırılık sebebiyle hükümsüz kılınması gerektiğini, tasarımın müvekkili tarafından davalıya verilen sipariş üzerine,
davacı şirket çalışanlarının tarifi üzerine tasarlandığını, ancak üretim siparişi verilmediğinden bu tasarımla ilgili alelacele tescil başvurusunda bulunulduğunu, dava konusu tasarımın boyutuna ilişkin veriyi barındırmadığından tekrarlanabilme özelliği bulunmadığını, davalı şirketin tasarımı tescil başvuru tarihinden önceki 12 ayı aşan sürede kamuya sunduğunu iddia ederek, TPE YİDK'nun T-166 sayılı kararının iptali ile 2010/02123 sayılı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini karşıladığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarımın tüm özelliklerinin müvekkili tarafından oluşturulduğunu, büroda çizim taslaklarının bulunduğunu, tasarımının hiçbir yerde kamuyla paylaşılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu tasarımın yeni bir tasarım olarak değerlendirilmeyeceği, tasarım hakkı sahipliği bakımından ise tasarım hakkı sahipliğinin davacıya ait olduğuna ilişkin somut delile rastlanmadığını, yargılama sırasında sunulan İngiltere'deki tasarım tescilinin TPE'ye yapılan itiraz sırasında dosyaya sunulmadığı bu sebeple davalı Kurumun yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçelerine dayanılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 554 sayılı KHK'nın 43/b maddesi kapsamında 13, 14, 15, 16. maddelerine dayalı hükümsüzlük taleplerinin reddine, aynı KHK'nın 43/a maddesine göre TPE YİDK kararının iptali ile davalı şirket adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket, davalı TPE ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TPE nezdindeki başvuru ve itiraz aşamalarında sunulan belgelerin dava konusu tasarımın yenilik unsurunu ortadan kaldıracak nitelikte bulunmasına göre, davalı şirket ile davalı TPE vekillerinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/917, K. 2013/18591, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama