KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9202 E., 2013/13243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 gün ve 2011/845-2012/183 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 18.01.2013 gün ve 2012/14739-2013/1067 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 24.06.2003 tarihinde geçirdiği ve malul kaldığı iş kazası nedeniyle kendisine SSK tarafından 122.634,38 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, kaza nedeniyle davalı sigortalısının %70 oranında kusurlu olduğunu, SSK tarafından açılan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen rücuen tazminat davasında müvekkilinin maddi kaybının 295.496,24 TL, müvekkilinin kusuruna isabet eden oran tenzil edildikten sonra tazmini gereken tutarın ise 206.847,37 TL olduğunun tespit olunduğunu,
hasar dosyası kapsamında tazmin edilmemiş olan 84.213,03 TL’nin yapılan başvuruya rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL maddi zararının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, bozma sonrası 13.03.2012 tarihinde talebini 84.213.03 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce yargılama gideri yönünden davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL'nin tahsili talep edilmiş, mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Dairemizce bozulduktan sonra davacı tarafından 13.03.2012 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilerek alacak miktarı 84.213,03 TL'ye yükseltilmiş ve mahkemece davanın kabulü ile 84.213,03 TL'nin tahsiline hükmedilmiştir.
Oysa, 04.02.1948 gün ve 1944/10 E.-1948/3 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ıslah, HUMK. 84. maddenin açık kuralı uyarınca soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip, Yargıtayca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Dava konusu olayda, bozma ilamında davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle karar bozulduğuna ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre davalının kazanılmış hakkına ve YİBK.'na aykırı olarak davanın ıslahı kabul edilip, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, ıslah ile arttırılan bölümün salt bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizin 18.01.2013 tarih, 2012/14739 E., 2013/1067 K. sayılı ilamı ile düzelterek onandığı anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin düzelterek onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9202, K. 2013/13243, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama