KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9208 E., 2013/14226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.12.2011 gün ve 2011/224-2011/419 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.02.2013 gün ve 2012/2634-2013/2115 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Light Delight” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, tescil edilen bu markanın kapsamında 29. ve 30. sınıf ürünlerin yer aldığını, yer alan ürünlerin arasında şekerlemeler ile şekerle kaplanmış ürünlerin de yer aldığını, bu kapsamda marka tescil belgesinin “lokum” emtiasını da kapsayıp kapsamadığının TPE'ye sorulduğunu ve TPE'nin de bu emtianın da kapsamda bulunduğunu belirttiğini, bunun üzerine müvekkilinin bu markanın 30. sınıfta yer alan lokum emtiası için de tescili için başvuru yaptığını ancak başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığının ve nihai olarak da YİDK kararı ile reddedildiğini, bu kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun ayırt ediciliği sağlamaktan uzak bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, “Turkish Delight” kavramının tüm dünyada “Türk Lokumu” olarak bilindiği, bu bağlamda lokum emtiası üzerinde “Light Delight” ibaresini gören ortalama tüketici kitlesinin bu ibareyi marka olarak algılamayacağı, ibarenin ayırt edici vasfının bulunmadığı, bu nedenle KHK'nın 7/1-a maddesi uyarınca başvurunun reddinin doğru olduğu, keza başvuruya konu ibarenin cins, çeşit ve vasıf gösteren tanımlayıcı bir ibareyi esaslı unsur olarak içermesi nedeniyle de KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince başvurunun reddinin doğru bulunduğu, ayrıca davacının KHK'nın 7/son hükmüne dayanmadığı gibi buna ilişkin bir delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 11.02.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9208, K. 2013/14226, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama