KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9558 E., 2013/23381 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2013
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2011/139-2012/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin DOĞUŞ BLACK LABEL şekil ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının LİPTON şekil, LİPTON YELLOW LABEL şekil ibareli markaları nedeniyle başvurularından çaylar, buzlu çaylar, bitki çayları mallarının çıkarıldığını, oysa davalı markasındaki sarı, kırmızı renk ve çay yaprağının ayırt edici unsur olarak kullanılmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesi olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, markalar arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tüketicilerin görsel imaj ve daha önce gördükleri markaların genel izlenimi etkisinde kalarak satın alma eğiliminde oldukları, ürünlerin renk şekil kombinasyonları, görselin yoğun kullanımı nedeniyle iltibas tehlikesinin artabileceği, bu bağlamda davalı markasında ürün/renk kombinasyonunun yoğun şekilde kullanıldığı, tüketici nezdinde bu görsel ve akılda kalan genel izlenim itibariyle ayırt edici seviyesine ulaştığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraf markalarında yer alan kelimelerin benzer olmadıkları, ancak marka kapsamında yer alan ürün ambalajlarının renk, şekil kombinasyonları bakımından iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzer olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu işaretlerin ürün ambalajı ile birlikte marka olarak kullanıldığı anlaşıldığından, işaretlerin benzerlik yönünden yapılan karşılaştırmasında dava konusu ambalajların kompozisyon yönünden dikkate alınması gerektiğine ilişkin mahkeme görüşü isabetlidir. Ancak, bu karşılaştırma yapılırken işaretler arasında benzer yönlerden çok bu işaretlerin üzerinde kullanıldığı ürünlerin ortalama alıcıları nezdinde bıraktığı izlenimin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda, işaretlerin temel sarı rengi dışında diğer kompozisyon unsurları bakımından yerleşim tarzı itibariyle herhangi bir karışıklığa yol açacak derecede benzerlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla, işaretlerin bir bütün olarak bırıktıkları izlenim itibariyle 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzer olmadığı halde, davalı markasının ürün tersim ve renk kombinazasyonları bakımından benzer bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9558, K. 2013/23381, 20 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama