KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9588 E., 2013/13307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
.
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 29.01.2013 tarih ve 2013/657 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin karşı taraf davalı şirketin %45 hissedarı, karşı taraf davalı ...'un de %55 hissedarı iken, müvekkilinin bilgisi dışında ve gıyabında imzaları taklit edilmek suretiyle sahte kararlarla müvekkilinin hissesinin %01'e düşürüldüğünü, Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/453 D.İş sayılı ve 2011/451 D.İş sayılı dosyalarında yapılan bilirkişi incelemelerinde dava konusu ortaklar kurulu kararlarında müvekkiline atfedilen imzaların müvekkilinin eli mahsülü olmadığının tespit edildiğini, müvekkilince bu şekilde başka uzman raporları da alındığını ileri sürerek,
alınan kararların yokluğununu tespitine dair yargılama sonuçlanıncaya kadar karşı taraf-davalı şirket müdürü ...'un temsil, ilzam ve imza yetkisinin sınırlandırılmasına ve şirketi temsil ve ilzam ile imza yetkisinin tedbiren müşterek imza ile şirket ortakları olan müvekkiline ve karşı taraf davalı ... Coşkuna'a verilmesine karar verilmesini tedbiren talep etmiştir.
Mahkemece, 03.01.2013 tarihinde verilen tensip ara kararında bir davaya konu yapılıp yargılama evresinde kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi sonucu çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlıkla ilgili olarak uyuşmazlığı çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi mevcut dosya içeriği itibariyle davacının sahtecilik iddiasının yapılacak olan inceleme ile ortaya çıkacağı dikkate alınarak, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği,
07.01.2013 tarihinde de, ihtiyati tedbir isteyen-davacı vekili tarafından ibraz olunan istem dilekçelerinde terditli bir şekilde talepte bulunularak ihtiyati tedbir isteminin yenilediği, ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararı değiştirir bir durum mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararları, ihtiyati tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir.
1- HMK’nun 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK’nun 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir.
Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili, şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali davasında ihtiyati tedbir talep edilmiş olup, 30.12.2012 tarihli istemi mahkemece, 03.01.2013 tarihli tensip ara kararıyla, ayrı bir gerekçeli karar yazılmadan reddedilmiş, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin 04.01.2013 ve 07.01.2013 tarihli ihtiyati tedbir istemli talepleri ise, 07.01.2013 tarihinde ara karar ile gerekçeli karar şeklinde yazılmakla beraber söz konusu kararın HMK'nun 391/2. maddesinde belirtilen tüm şartları taşıdığı söylenemez.
Temyiz edilen 03.01.2013 ve 07.01.2013 tarihli kararlar, HMK'nun 391/2. maddesindeki hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir taleblerinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK.'nun 391/2 maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9588, K. 2013/13307, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama