KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9599 E., 2013/13281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2010 gün ve 2010/173-2010/595 sayılı kararı onayan Daire’nin 26/09/2012 gün ve 2011/7235-2012/14357 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ancak geri ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından Biefeld Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın kabulle sonuçlandığını ve kesinleştiğini ileri sürerek, Biefeld Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.10.2007 tarih ve 7 O 168/06 numaralı kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının anonim şirket ortağı olarak davalı şirkete sermaye koyduğu ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 405/2 maddesi uyarınca sermaye olarak şirkete verilenlerin geri istenemeyeceği, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının bu açıdan Türk kamu düzenine aykırı olduğu, ayrıca tenfizi talep edilen kararın davalıya tebliğ işleminin posta yoluyla gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9599, K. 2013/13281, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama