KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9805 E., 2013/14388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2011 gün ve 2011/364-2011/95 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/03/2013 gün ve 2012/3600-2013/3893 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin toplam %49 hisse ile ortak oldukları davalı şirketin diğer ortağının da dava dışı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. olduğunu, bir süre sonra anılan banka ile diğer ortaklar arasında sorun yaşanmaya başladığını, daha önce seçimle gelen yönetim kurulu üyelerinin yerine banka tarafından atamalar yapılarak TTK'na aykırı davranıldığını, davacı ... tarafından şirketin tek malvarlığı olan otel için 10.600.000 TL tutarında ilave yatırım yapıldığını, dava konusu 19.03.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında da yönetim ve denetim kurulu raporlarının ait oldukları dönemde görevde olmayan kişilerce hazırlandığını,
bilançonun görüşülmesinin ertelenmesine dair kararda hangi tarihe ertelendiğinin belirtilmediğini, denetim ve muhasebe kayıtlarının düzenlenmesi için anlaşma imzalanan kişilerden birisine yapılan ödemenin istirdadına karar verilirken, diğeri hakkında bir işlem yapılmamasına dair çelişkili kararlar alındığını, şirket sermayesinin 7.350 TL'dan 500.000 TL'na artırılmasına karar verilmesinin de hatalı olduğunu, zira davacı ...'ın anılan ilave yatırımının kredi borcundan düşüldükten sonra ayni sermaye olarak konulması talebi üzerinde durulmadığını,
sermayenin zaten tamamı ödenmiş şekilde 7.000.000 TL iken neden 7.350 TL olarak kabul edildiğinin ve artırılan 1/4'ünün nasıl nakden ödendiğinin meçhul olduğunu, %50 hisse ile ortak olan tarafa dilediği zamanda teftiş yetkisi tanınmasının da azınlık haklarını bertaraf etmeye yönelik olduğunu, anılan bankanın tüzel kişilerin yönetim kurulunda bir kişi ile temsil edilebileceği kuralına aykırı şekilde üç yönetim kurulu üyesinin de bankanın belirlediği kişilerden
seçildiğini, yeni seçilen yönetim ve denetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine dair kararın da iptalinin gerektiğini, zira davalı şirketin bu parayı ödeyecek gücü olmayıp ödemeyi anılan bankadan avans çekmek suretiyle yaptığını ileri sürerek, davalı şirketin 19.03.2007 tarihli genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı şirket ve feri müdahil vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 04.03.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9805, K. 2013/14388, 5 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama