KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9872 E., 2013/14514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2011 gün ve 2008/286-2011/549 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.03.2013 gün ve 2012/3621-2013/5223 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, ortakları......, ...... ve davalı ... olan bir aile şirketi olduğunu, 2004 yılından bu yana davalının ihtiyacı nedeniyle sürekli olarak şirketin Garanti Bankası ...Şubesi nezdindeki hesabından davalının Garanti Bankası ...Şubesi nezdindeki hesabına havale yoluyla nakit para aktarıldığı gibi, şirket muhasebesine verdiği talimat ile kendisi adına birçok ödeme yapıldığını, davalının bu şekilde 2004 yılından başlamak üzere asıl alacak ve faiz toplamı olmak üzere 450.976,67 TL şirkete borçlu olduğunu,
vergi usul kanunu gereğince anonim şirketlerde ortaklara verilen paralara şirket hesabından çıktığı tarihten itibaren şirketçe kullanılan kredi faiz oranında faiz uygulanması gerektiğinden şirketin verdiği ana para yanında faiz alacağının da oluştuğunu, ortaklara 27/11/2007 tarihinde yönetim kurulunca alınan karar gereğince, şirkete olan borçlarını ödemeleri konusunda ihtarname gönderildiğini, davalıya gönderilen ihtarnamenin 08/12/2007 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının borçlarını ödemediğini,
diğer iki ortağın taksitlerle de olsa borçlarını kapatmış olmalarına rağmen davalının ödeme konusunda hiçbir girişimde bulunmadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nin 04/12/2007 tarihinden itibaren %25 reeskont iskonto faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen raporda davacı tarafından davalıya havale yoluyla gönderilen ödemelerin şirketin ortağa karşı olan bir borcunun ödemesi veya şirketten ortağa bir borç verilmesi şeklinde yorumlanabileceğinin belirtildiği,
davalının yargılamanın her aşamasında şirket hesaplarında fiktif hareketler yapıldığı ve şahsi ödemelerin ve banka havalelerinin kendisi tarafından yapıldığını belirttiği,Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı içtihatlarına göre havale dekontlarında havalenin hangi amaçla yapıldığı belirtilmedikçe kural olarak havalenin mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak yapıldığının kabulünün gerektiği, banka havalelerine ilişkin olarak davacının, davalıya yemin teklif etme hakkını kullandığı, yemin teklifinin davalı tarafça kabul edildiği,
duruşmada dava konusu olan ve "gönderen kendisi" şeklindeki ibareyi taşıyan havalelerin hiçbirisinin şirket hesabından borç olarak gönderilmediği, bu havalelerin bizzat kendisi tarafından gönderildiği ve bedellerinin bizzat kendisi tarafından ödendiği yönünde yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9872, K. 2013/14514, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama