İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/10058 K.2014/19421

Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2014 tarih ve 2013/69-2014/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2014/10058Karar2014/19421Tarih10 Aralık 2014Okuma4 dk · 727 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/10058 E., 2014/19421 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

727 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2014 tarih ve 2013/69-2014/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin yayın sektöründeki ticari faaliyetine 2008 yılında başladığını, 25.01.2010 tarihinde 38.sınıftaki radyo ve televizyon yayın hizmetleri, haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil) ve haber ajansı hizmetlerini içeren ..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2010/68216 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanması üzerine davalı şirketin önceye dayalı kullanım, ticaret unvan, tanınmışlık, haksız rekabet, iltibas ve kötüniyet vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu,

TPE-YİDK tarafından davalı itirazının kabul edilerek müvekkili marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü davalının itiraza meset 2001/20446 sayılı markasının iki boyutlu şekil markası olduğunu, müvekkili markasının ise sözcükten oluştuğunu, markalar arasında görsel, sözel ve düşünsel bakımdan bıraktıkları umumi intiba bakımından iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığını,

markaların kapsamında bulunan hizmetlerin ortalama yararlanıcı kitlesinin sosyal ve ekonomik düzeyi ile hizmetten yararlanırken gösterecekleri dikkat ve özen düzeyine göre iki işaret arasında bir ilişkilendirme kurmayacaklarını, davalı şirketin "..." ibareli markanın gerçek hak sahibi olmadığını, davalının Türkiye'de markasal ve unvansal bir kullanımının bulunmadığını, marka hukukunda ülkesellik ilkesinin geçerli olduğunu, bu sebeple davalının 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/5. madde hükümlerinde yazılı nispi net nedenlerine dayanamayacağını, müvekkelinin kötüniyetli olmadığını,

davalının markasının tanınmış olup olmamasının sonuca etkisinin bulunmadığını, başvurunun tescilinin davalı aleyhine haksız rekabet yaratmayacağını, davalının 2011/52440 sayılı markasının tescilinin başvurudan sonraki tarihli olduğunu ileri sürerek, müvekkili başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili; kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, davalı şirketin ... ibareli markasının tanınmışlık vasfının olduğunu, yayınlarının uydu üzerinden takip edilen ortadoğunun gündeminin takip edildiğini, “...” ibareli davalı markasıyla davacının “al cezire” ibareli başvurusunun görsel ve sescil olarak bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, her iki markanın ortalama tüketiciler tarafından birbirinin devamı olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, başvurunun tescili halinde davacının hiçbir emek göstermeden davalının tanınmışlığından yararlanacağını ve kendisi için geniş bir izleyici kitlesi oluşturacağını, iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin ticaret unvanının ... ibareli ayırıcı unsurunun Türkçe okunuşunun “...” biçiminde bulunduğunu, gerçekleştirdiği yayınlarla dünya çapında herkesin dikkatini çektiğini, ifade özgürlüğü bakımından yenilikçi ve tüm ortadoğu ve dünyada izlenen bir televizyon kanalı olduğunu, dünyanın en nüfuzlu beşinci markası seçildiğini, ... markasının tüm dünyada bilinen tanınmış bir marka olduğunu, yayınlarının Türkiye'de de izlendiğini, TPE nezdinde 2001/20446 ve 2011/53440 sayılı markalarının tescilli bulunduğunu, bu şekilde 556 sayılı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 8/5.

Maddeleri kapsamında korunması gereken sınai hak edindiğini, davacının müvekkili marka ve unvanından haberdar olmamasının gerçekçi olmadığını, bu sebeple kötüniyetli olduğunu, başvuru konusu “al cezire” ibareli işaretle müvekkilinin “...” şeklinde bilinen ve okunan ... şeklinde yazılan markası arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin haklarına zarar vereceğini, bu nedenle kurum kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ... tanıtıcı işaretini ticaret unvanı ve marka olarak kullanan şirketin ve ticarî faaliyetlerinin, 1996 yılından sonra Türkiye’de görsel ve yazılı medyada haber ve tanıtımlara konu olması karşısında Türkiye’de kullanım şartının gerçekleştiği, davalının ... ibareli markasıyla sunduğu,

38.sınıf hizmetler için, davacının kuruluş ve marka tescil başvurusunun tescil tarihinden çok önceki tarihlerden bu yana dünyanın bir çok ülkesinde büyük halk kesimlerine ulaştığı, anılan ülkelerde yazılı ve görsel tanıtım araçlarıyla gerçekleştirilen kuvvetli reklâm ve yaygın dağıtım ile reklâm ve haberlerle davacı teşebbüsüne sıkı sıkıya bağlandığı; müşteri, akraba, dost ve düşman ayrımı yapılmaksızın, coğrafi sınır, kültür ve yaş farkı gözetilmeksizin, ilgili sektörde yer alan tüm insanlar tarafından refleks hâlinde hemen hatırlanan tanınmış marka olduğu,

yargılama konusu marka tescil başvurusunun da , davalı markasının bilinirliğinden istifade etme amaçlı onun Türkiye'de tescilli olmamasından yararlanılarak gerçekleştirilen iyiniyet kuralları ile bağdaştırılması olanaksız bir başvuru olduğu, dolayısıyla kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/10058, K. 2014/19421, 10 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/10058
Karar No
2014/19421
Tarih
10 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/10059 K.2014/14397
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/10060 K.2014/16066
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/10062 K.2014/25556
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/10065 K.2014/14398
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/10065 K.2014/8092
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/10069 K.2014/35879

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.