KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/10061 E., 2014/14895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2014
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada verilen 20.03.2013 gün ve 2012/169-2013/60 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.03.2014 gün ve 2013/14658-2014/4072 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ibareli sayı ile tescilli tanınmış markalarına iltibas ve tecavüz oluşturan ve tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak 9.sınıf ürünleri içeren numaralı bareli davalı şirkete ait marka tescil başvurusuna itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının tescilli markaları ile davalının tescil başvurusunda bulunduğu markasının ortalama alıcıları iltibasa düşürecek kadar benzer olduğu, ancak davalının başvurusunun 9.sınıf ürünler için olduğu ve davacının markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmalarının mümkün olmadığı, davacının anılan markayı 9. sınıf ürünlerin de satışının yapıldığı mağazacılık hizmeti sunumunda kullandığını kanıtlayamadığı, davacının tescilli markalarının tanınmış marka olduğu kanısına da varılamadığı,
davalı işaretinin kapsamındaki ürünlerin, davacı markasının kapsamındakilerden farklı türde olması nedeniyle davalının başvurusunun tescilinin, davacıya ait markanın itibarından haksız biçimde yararlanma sağlamasının söz konusu olamayacağı, kötü niyet olarak da değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. .../... -2-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/10061, K. 2014/14895, 30 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama