İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/11005 K.2015/8461

Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2008/215-2014/210 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.06.2015 günü…

Esas2014/11005Karar2015/8461Tarih18 Haziran 2015Okuma5 dk · 1.020 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/11005 E., 2015/8461 K.·Mahkemesi : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2015
Tarihi
20/03/2014
Numarası
2008/215-2014/210
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.020 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2008/215-2014/210 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.06.2015 günü hazır bulunan davacı asil H.. A.., davacı vekili Av. M. N.Ö. davalı TEB A.Ş. vekilleri Av. S. A., Av. I.. A.. ile Av. B.L., ihbar olunan asil M.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde kardeşi, eski eşi, eski eşinin anne ve babasının birlikte kullandığı müşterek hesabının bulunduğunu, müvekkili hakkında eski eşi tarafından açılan boşanma davasında müvekkili hesaplarına tedbir konulduğunu, ancak davalı Banka tarafından müşterek hesapta bulunan 297.989,87 USD’nin 238.391,90 USD’sinin müvekkilinin eski eşine ödendiğini, davalı bankanın taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 238.391,90 USD’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, aile mahkemesi tarafından davacının hesapları üzerine tedbir kararı verildiğini, diğer müşterek hesap sahipleri aleyhine tedbir kararının bulunmadığını, bu nedenle müşterek hesaptaki davacı hissesine düşen kısım dışındaki paranın çekildiğini, davacının bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İhbar olunan davacının eski eşi M. A., müşterek hesap sözleşmesine göre tüm hesap sahiplerinin tek başlarına hesaplar üzerinde işlem yapma yetkilerinin bulunduğunu, davacının hissesinin bırakılarak hesaptaki diğer paranın çekilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu müşterek hesabın evvelinde davacı tarafından açıldığı, hesapta bulunan paraların davacı tarafından yatırıldığı, münferit hesabın daha sonra müşterek hesaba dönüştürüldüğü, Kadıköy 1. Aile Mahkemesinin 2008/213 Esas sayılı dosyası ile açılan boşanma davasında hesaptaki paranın çekilmemesi için tedbir kararı verildiği, ancak davalı bankanın tedbir kararına rağmen davacının eski eşine davacının hissesi dışındaki parayı ödemesinin tedbir kararına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile ihbar olunan temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davacının da kullanım hakkına sahip olduğu davalı Banka nezdindeki müşterek hesaba mahkemece konulan blokeye rağmen davalı banka tarafından müşterek hesap sahiplerinden birisine yapılan ödemenin haksız olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nun 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunma ile diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır.

Uygulamada hesap cüzdanına ve hesap kartonuna hesabın teselsüllü olduğu yolunda kayıt yazılması yeterli görülmektedir. Müşterek hesapların diğer bir türü de, hesap sahiplerinin müşterek imza ile para çekmeye yetkili oldukları hesaplardır. Böyle bir hesap tarzında alacaklılar tasarruf yetkilerini sınırlamış olurlar.

Müşterek hesap, bir tasarruf kaydını içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf yetkisini birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr. Seza Reisoğlu, Bankalar Kanunu Şerhi, Ankara, 2002, sh 384-386 ve Prof.Dr.

Ünal Tekinalp, Banka Hukukunun Esasları, İstanbul, 1988, sh.330-331). Nezdindeki hesabın niteliğine uygun düşmeyen ödemelerden dolayı banka, aleyhine ödemede bulunulan hesap sahibine (veya mirasçılarına) karşı sorumludur.

Somut olayda, dosya içindeki müşterek hesap sözleşmesi içeriğinden müşterek hesabın teselsüllü olduğu, yani her bir müşterek hesap sahibinin tek başına hesaptaki tüm parayı çekme yetkisinin olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı vekili, müvekkilinin tüm birikimlerini davalı nezdinde açtığı hesapta değerlendirdiğini, bir süre sonra hesabın müvekkilinin talebi ile müşterek hesaba dönüştürüldüğünü ve müşterek hesaptaki paranın tamamının müvekkili tarafından hesaba yatırıldığını, müvekkilinin eşi tarafından açılan boşanma davasında mahkemece hesaptaki paranın ödenmemesi için tedbir kararı verildiği halde müvekkilinin eşinin hesaptaki paranın büyük bir kısmını çektiğini ve davalı bankanın aradaki sözleşmeye aykırı davranarak bloke konulmuş hesaptaki parayı ödemesi nedeniyle kusurlu olduğunu iddia ederek çekilen paranın müvekkiline ödenmesini talep etmiş,

mahkemece, davaya konu olan müşterek hesabın davacı tarafından açıldığı ve hesaptaki paranın davacı tarafından yatırıldığı, davalı Banka tarafından tedbir kararına rağmen hesaptaki paranın 4/5’inin dava dışı ihbar olunana ödenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, davacı vekilince müşterek hesaptaki paranın müvekkili tarafından yatırıldığı ve tedbir kararına rağmen davalı Banka tarafından müşterek hesap sahiplerinden ihbar olunana ödenen paranın müvekkiline verilmesi talep edilmiş olup, hesaba yatan paranın kim tarafından yatırıldığının yani hesabın evveliyatının ne olduğunun davalı Banka açısından bir önemi yoktur. Bu husus ancak müşterek hesap sahiplerine veya hesaptan parayı çekene karşı ileri sürülebilir. Davacı, davalı Bankaya karşı müşterek hesap sözleşmesine aykırılık nedenine dayalı olarak hatalı ödenen paranın kendisine değil ancak müşterek hesaba iadesini isteyebilir.

Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hesabın kaynağına inilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- İhbar olunan M.. A.. vekilinin temyiz istemine gelince; bir davada kararı temyiz hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.

Temyiz isteminde bulunan M.. A.., talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar dilekçesinin tebliğine rağmen, davaya müdahale etmediği gibi ihbar eden tarafın temsilcisi olarak da davaya katılmamıştır. Mahkemece, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan M.. A.. vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenle ihbar olunan M.. A.. vekilinin temyiz isteminin reddine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının ihbar olunan M.. A..'dan alınmasına, 18/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/11005, K. 2015/8461, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/11005
Karar No
2015/8461
Tarih
18 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/11006 K.2015/20713
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/11008 K.2015/20714
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/11009 K.2015/20715
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/11009 K.2015/22957
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/11010 K.2015/20716
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/11010 K.2015/22958

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.