KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/11159 E., 2014/16520 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2014
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/11/2012 gün ve 2010/708-2012/848 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/12/2013 gün ve 2013/8618-2013/23194 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ve davalı ...'nin 2 adet çek ile müvekkiline borçlandığını, gününde ödenmeyince takibe konulduğunu, takibe yapılan itiraz üzerine 7.500,00 TL bedelli çekin kambiyo vasfını taşımayışı nedeni ile iptal edildiğini, diğer çekle ilgili olarak ise 6 ay işlemsiz kalması nedeni ile karşı yanın şikayeti üzerine icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, takibe devam olanağı kalmayınca her iki çekin de ilamsız takip yolu ile icraya konulduğunu, buna yapılan itiraz üzerine de takibin durduğunu, alacağın tahsiline takip hukuku bakımından olanak bırakılmadığını,
borçluların çek ile yaptığı borçlanmanın karşılığında sebepsiz olarak zenginleştiğini iddia ederek, 15.400,00 TL'nin vade tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 18.12.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davalı şirket vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/11159, K. 2014/16520, 31 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama