KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/11330 E., 2015/838 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2015
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2008 gün ve 2006/413-2008/187 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/11/2010 gün ve 2010/8526-2010/11146 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, dava dışı .... isimli şahıs tarafından, satın aldığı üç adet dükkanın, sahte vekaletnameyle işlem yapılması nedeniyle tapu kaydının iptalinden dolayı açtığı davaların sonucunda, müvekkilince toplam (43.030.004.000) TL ödenmek zorunda kalındığını, davaya konu sahte vekaletnamenin davalı noter katibi ... tarafından hazırlanıp, noter başkatibi ...’a imzalatıldığını, ...’ın noter, ...’ın ise sahte vekaletnameyi düzenleten kişi olduğunu belirterek, toplam (43.889,14) TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ... ve ... vekili, davalı ...'ın vekâletname düzenletirken, üzerinde sahte olduğuna dair hiçbir emare bulunmayan fakat gerçekte kardeşi..’a ait olan ve tam bir iğfal kabiliyeti bulunan bir kimlik kullandığını, bu nedenle noter çalışanlarının cezai ve hukuki sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, noterin işlem yapıldığı tarihte senelik izinde olduğunu, olayda birinci derecede kusurun satış akdini gerçekleştiren tapu dairesinde bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı noter yanında davaya müdahale eden... vekili, sahte nüfus cüzdanını noter düzenlemediğinden zararla noter işlemi arasındaki illiyet bağının kesildiğini, talebin...na yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Burhan Yıldırım, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, olayda kullanılan nüfus cüzdanı aslının bulunamadığından iğfal kabiliyetinin olup olmadığının araştırılamadığı, davalı noter çalışanlarının nüfus cüzdanındaki resimle davalı Burhan’ın fiziksel görünümünü karşılaştırsaydı sahteliği fark edebilecekleri, davalı Hazinenin olayda bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davacı vekili ile davalılardan
..., ..., ... ve müdahil ..... vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemiz'in 02.11.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili ve davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili davalı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/11330, K. 2015/838, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama