KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/1163 E., 2014/20046 K.·Mahkemesi : ... ...1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk . Mahkemesi’nce verilen 17/09/2013 tarih ve 2011/156-2013/197 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/12/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına 2009/64692 numara ile tescilli bulunan "..." ibareli markanın, aynı hizmetlerde davalı tarafça kullanıldığını ileri sürerek, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitiyle önlenmesini, 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesi uyarınca 20.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 20.05.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini (33.453,35) TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 2008 yılında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunduğu, davalının davacıya ait tescilli ... markasından haberdar olduğu, dosyaya markaya tecavüz eylemi olduğu iddiasıyla sunulan görsellerin hiçbirisinde davacı ... davalı şirketlerin birlikte yer almadığı, bu bakımdan anılan broşürlerin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra düzenlendiği, davalı kullanımının davacı markasına 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi gereğince tecavüz oluşturduğu,
556 sayılı KHK'nın 66/b bendi gereğince marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yolu ile elde ettiği kazancın tahsili talep edilmiş ise de yapılan incelemede bu kazancın ne miktarda olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle BK'nın 42. maddesi kapsamında maddi tazminat miktarının re'sen belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı tarafa ait tescilli ... ibareli markasını kullanmasının durdurulmasına, önlenmesine, 10.000 TL. maddi, 10.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, 556 sayılı KHK'ya dayalı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkin olup, mahkemece diğer istemlerin yanında, davacının ıslah dilekçesi ile birlikte toplam (33.453,35) TL. tutarındaki maddi tazminat isteminin de (10.000) TL. üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece reddedilen (23.453,35) TL. maddi tazminat istemi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1. maddesine göre, aynı tarifenin üçüncü kısmına göre davalı yararına nispi vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiği açıktır. Mahkeme ise davalı lehine (1.200) TL. vekalet ücretine hükmetmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece davalı yararına eksik vekalet ücretine hükmolunması doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/1163, K. 2014/20046, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama