KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/11963 E., 2015/8491 K.·Mahkemesi : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Tarihi
- 08/04/2014
- Numarası
- 2013/349-2014/107
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2014 tarih ve 2013/349-2014/107 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile feri müdahil vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.06.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. E.. M.., davalı İng Bank A.Ş. vekili Av. E. I. ve TMSF vekili Av. C.K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın E. Şubesi'ne hesap açmaya giden müvekkilinin, banka çalışanlarının "O.
Bankası'nın kendi bankaları olduğu, paranın tamamıyla banka güvencesi altında olduğu ve daha yüksek gelir sağladığı" yönündeki tavsiye ve yönlendirmeleriyle 25.11.1999 tarihinde 24.000,37 TL tutarında “o.” hesabı açtırarak tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladığını, müvekkilinin, hesabın açılması sırasında bankaya duyduğu güvenle imzalamakta sakınca görmediği evrakların "O.
Banka'ya havale talimatı" olduğunu öğrendiğini, yaptığı işlemlerden dolayı 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından el konulan bankanın, verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen, müvekkilinin parasının ödenmediğini, bankanın yöneticilerinin yargılanıp ceza aldıklarını, davalının, müvekkilinin zararından Borçlar Kanunu'nun 55 ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin 24.000,37 TL'nin 25.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Fer’i müdahil vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilikişi raporuna göre, davalı vekilinin taraf değişikliğine yönelik isteğinin haklı bulunmadığı, ceza mahkemesindeki tespitin bağlayıcı olduğu, dava tarihinde henüz zaman aşımı süresinin dolmadığı, tahsilattan sonra davacı alacağının 24.000,37 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer’i müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
1-Hüküm fer’i müdahil O. vekili tarafından temyiz edilmiş ise de temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda usulüne uygun bir temyiz başvurusunun bulunduğu kabul edilemeyeceğinden, HUMK.’nun 432/4. maddesi uyarınca anılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarına gelince;Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu mahkemece dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/11963, K. 2015/8491, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama