KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/13271 E., 2015/2300 K.·Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2015
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2012 gün ve 2011/37-2012/180 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/04/2014 gün ve 2012/15263-2014/6373 sayılı kararı aleyhinde davalı Banka ve TMSF vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın mudisi olduğunu, hesabındaki paranın ödenmediğini ileri sürerek, 1.000 TL'nin 03.11.1999 tarihinden itibaren akdi, birleşen davasında ise, 36.000 DEM'in 03.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ile borcu üstlenen vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15263 E,2014/6373 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı Banka ve TMSF vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı... ve TMSF vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda da, davacı taraf asıl davada tercih hakkını kullanmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiş, birleşen davada ise alacağın yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
O halde, mahkemece davacının, alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/13271, K. 2015/2300, 20 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama