İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/13493 K.2014/15253

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 tarih ve 2011/37-2011/66 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi temlik alan T.. T.. vekili ve davalı R.. B.. tarafından istenilmişse…

Esas2014/13493Karar2014/15253Tarih9 Ekim 2014Okuma6 dk · 1.243 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/13493 E., 2014/15253 K.·Mahkemesi : İstanbul (Kapatılan) 28. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2014
Tarihi
22/11/2011
Numarası
2011/37-2011/66
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.243 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 tarih ve 2011/37-2011/66 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi temlik alan T.. T.. vekili ve davalı R.. B.. tarafından istenilmişse de T..

T.. vekilinin 09/05/2014 tarihli duruşmadan vazgeçme dilekçesi de dikkate alınarak, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti.

Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların müvekkil şirketin yönetim ve denetim kurulu üyesi olduklarını, 26.05.2006 tarihinde 2002, 2003, 2004 faaliyet yıllarına ilişkin olarak genel kurul yapıldığını, denetim raporu doğrultusunda davalıların ibra edilmediğini, haklarında sorumluluk davası açılmak üzere yetki verildiğini, bu kapsamda davacı şirketin 2001 ve 2002 yıllarında dava dışı İ.

Bankası AŞ'den öz kaynakları mevcut olmadığı halde hisse satın aldığını, hisse bedelini grup firması olan B.Beton A.Ş. finansmanları ile İ.Bankası O.S. bankasından çekilen kredilerle karşıladığını, yine şirkete ait E.Çimento A.Ş. hisselerinin düşük fiyatla grup üst yöneticileri olan S.B. A. C. E.'ya ve değersiz grup firması D. İnş. AŞ'ye 880.000 TL zararla satıldığını, ayrıca 2000 yılında T.Oto.

AŞ'nin hisselerinin satın alındığını, 2003 yılına kadar bu yatırımdan gelir elde edilmediğini, 18.07.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile hisselerin altı grup çalışanına 75.543,34 TL zararla devredildiğini, öte yandan E. Çimento AŞ. ve Türk Oto.

A.Ş. hisse satışından elde edilen 741.344,34 TL'nin Berke şirketine nakit olarak ödendiğini, bu miktarın tahsilinin mümkün olmadığını, davalıların basiretli tacir gibi hareket etmediklerini, şirket kaynaklarını ticari amaçları doğrultusunda kullanmadıklarını, bilerek ve isteyerek şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.

Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, olayda kusurları olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'da yönetim kurulu üyeleri için kusur esasına dayalı sorumluluk öngörüldüğü, İmar Bankası'ndan hisse alınarak şirketin zarara uğratıldığına ilişkin iddialarının yerinde görülmediği, bu durumun ispatlanamadığı, E. Çimento AŞ'nin hisselerinin yönetim kurulu kararıyla satılmasına ilişkin olarak davalıların Uzan grubuna iş akti ile bağlı oldukları, emir ve talimatla hareket ettikleri, bağımsız karar alma ve müzakere etme olanakları bulunmadığından sorumlu olmayacakları, T.

Oto. A.Ş. hisse satışında ise hisse senedi bedelinin daha yüksek değerde olduğuna ilişkin delil sunulmadığı, davalılara bu konuya ilişkin olarak kusur atfedilemeyeceği, Berke şirketinden olan taleple ilgili alacağa bilançoda yer verildiği, davalılardan talepte bulunmanın hukuki dayanağı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davayı temlik alan T.. T.. vekili ve davalı R.. B.. vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak; dava, davacının eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluğuna ilişkin olup, davacı tarafın E.Çimento hisselerinin düşük fiyatla grup üst yöneticilerine 880.000 TL zararla satıldığı iddiasına ilişkin olarak, mahkemece davalıların U.

Grubuna iş akdi ile bağlı oldukları, emir ve talimatla hareket ettikleri, bağımsız karar alma ve müzakere etme olanakları bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiş ise de, kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, öğretideki baskın görüşe göre, 6762 Sayılı TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar.

Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999).

Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat etmedikleri takdirde zarardan sorumlu

oldukları düzenlenmiştir. Yine TTK’nın 346. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kural olarak müdürlerin sebebiyet verdikleri zararlardan sorumlu olmadıkları, ancak ehil olmayan müdürler tayin etmek veya onların şirket için zararlı olan iş ve işlemlerine karşı müsamaha göstermek veya idare meclisinin salahiyetli olmadığı hususlara müdürleri mezun kılmak suretiyle sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı şirkete karşı 336. madde hükmünce sorumlu olacakları belirtilmiştir. Denetim kurulu üyelerinin de kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nın 559. maddesinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumlulukları anılan yasa maddelerine göre belirlenmelidir. TTK’nın sistematiğinde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin zarardan

sorumlu tutulabilmeleri için bu görevlere göstermelik olarak atanıp atanmadıklarının veya bağımsız karar alma yetkilerinin bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlık yönünden de davalıların, başkalarının talimatları ile hareket etmek zorunda kaldıklarını söyleyerek sorumluluktan kurtulmaları mümkün değildir. O halde mahkemece davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat etmedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları ve yine denetim kurulu üyesi bulunan davalıların sorumluluklarının, bu sıfatlarının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.

Öte yandan, mahkemece davacı tarafın B.A.Ş'ye ödeme yapıldığı, bunun tahsil edilemediği, davalıların bu zarardan sorumlu olduğuna ilişkin iddiası hakkında, mahkemece anılan alacağa ilişkin olarak davacı şirket bilançosunda kayıt bulunduğu, bu alacaktan vazgeçilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı şirketin kasasına girmiş paranın, ortada hiç bir neden yokken şirketin amacının gerçekleştirilmesi için gerekli faaliyetlerde bulunmak yerine, başka bir şirkete aktarılması davacı şirket açısından zarardır.

Üstelik zarar usulsüz işlem anında gerçekleşmiştir. Nitekim, bilirkişi raporunda da söz konusu meblağın şirket bünyesinde kullanılması halinde muhtemel getirisinin zarar olarak değerlendirileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla zararın gerçekleşmesi için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olması gerekmez.

Ayrıca, davacı tarafın şirket bünyesinde bulunan T. Oto A.Ş'ye ait hisselerin çalışanlara düşük fiyata satıldığı iddiasına ilişkin olarak, mahkemece hisse senedi bedelinin daha yüksek değerde olduğuna ilişkin delil sunulmadığı, davalıların kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiş ise de, anılan hisselere ilişkin olarak borsa kayıtları getirtilmediği gibi, alış ve satış tarihi itibariyle hisselerin gerçek değerlerinin ne olduğu, hisselerin düşük fiyata satılıp satılmadığı araştırılıp, incelenmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.

3- Diğer yandan, 5411 sayılı Kanun'un 133/son maddesi hükmü uyarınca temyiz eden T.. T..’nin maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

4- Yine, 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi, davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar, şu kadarki bu fiil cezayı müstelzim olup ceza kanununa göre müddeti daha uzun zaman aşımına tabi bulunuyorsa tazminat davasına o zaman aşımı tatbik olunur hükmünü haizdir.

Somut olayda, davacı taraf davalıların 2002 ve 2003 yıllarındaki eylemlerinden dolayı 26.12.2006 tarihinde dava açmış, işbu davayı 17.01.2008 tarihinde ıslah etmiş, mümeyyiz davalı R..

B.. vekili ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmuş, mahkemece 26.06.2008 tarihli duruşmada, davalıların eylem ve işlemlerinden şirket genel kurulunun 08.10.2005 tarihinde bilgi sahibi olduğu, 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesinde öngörülen 2 yıllık süre ve özellikle ceza zaman aşımı süresi dolmadığı gerekçesiyle, zaman aşımı definin reddine karar verilmiş ise de, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalıların eyleminin hangi cezaya karşılık geldiği,

ceza kanunundaki zaman aşımı süresinin ne olduğu denetime elverişli olacak şekilde açıklanmadan yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı R.. B.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı R.. B..'a iadesine, 09.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/13493, K. 2014/15253, 9 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/13493
Karar No
2014/15253
Tarih
9 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/13494 K.2014/14394
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/13494 K.2014/12978
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/13494 K.2014/31570
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/13495 K.2014/14566
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/13495 K.2014/12979
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/13495 K.2014/31568

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.