İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/13784 K.2015/10398

Taraflar arasında görülen davada Antalya(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2012/331-2014/208 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-birleşen davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen…

Esas2014/13784Karar2015/10398Tarih13 Ekim 2015Okuma5 dk · 971 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/13784 E., 2015/10398 K.·Mahkemesi : Antalya(kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2015
Tarihi
22/05/2014
Numarası
2012/331-2014/208
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

971 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Antalya(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2012/331-2014/208 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-birleşen davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/10/2015 günü hazır bulunan davalı-karşı davacı H.. B.. vekili ve davalı-karşı davacı vekili Av. E.. Ö.. ile davacı-karşı davalı vekili Av. P. Ö. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı limited şirketin ortakları olduklarını, söz konusu şirketin kullandığı bir kısım ticari kredilere müvekkilinin ve davalının müteselsilen kefalet verdiklerini, yine şirket adına çekler tanzim edilerek satıcılara verildiğini, şirketin bu kredileri ve çekleri ödemede güçlüğe düştüğünü, müvekkilinin şirket hesabına borç olarak kaydedilmesi suretiyle şirketin söz konusu borçlarını ödediğini, bu şekilde toplam yapılan ödemenin 502.076,30 TL'ye ulaştığını, davalı tarafından müvekkiline verilen 11.04.2012 tarihli taahhütname başlıklı belgede,

şirket ortaklarınca şirketin borçlarının ödenmesi halinde davalının şirket hissesi oranına tekabül edecek kısmı ödemeyi tahhüt ettiğini ileri sürerek, 225.934,33 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının, tarafların ortağı olduğu dava dışı şirketin müdürü olduğunu, şirketin tüm faaliyetlerini kendisinin yürüttüğünü, dolayısıyla şirket borçlarından da davacının sorumlu bulunduğunu, davacının dayandığı 11.04.2012 tarihli belgenin mücerret borç ikrarını içeren bir belge veya kambiyo senedi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise şirketin müdürü olan asıl dava davacısının şirketi zarara uğrattığını, davacının neden olduğu zararın şirkete verdiği borçtan mahsubunun gerektiğini ileri sürerek, davalının neden olduğu zararın tespiti ile bu miktarın davacının şirketten olan alacağından mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, davacının işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca davanın açılmasına hukuki yararın da olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça imzalanan 11.04.2014 tarihli belgede, davalının, diğer şirket ortaklarının ödedikleri veya ödeyebilecekleri şirketin her türlü borcundan, şirket hissesine tekabül edecek bedeli tekeffül ve taahhüt ettiği, davacının, şirketin borçları için 502.076,30 TL tutarında ödeme yaptığı, bu ödemenin şirket kayıtlarında davacı ortağa olan borçlar olarak kayıtlı bulunduğu,

şirket borçlarının ödenmesi için davacının kişisel hesabından şirket hesaplarına para aktarılmasının, şirket ile davacı arasında karz ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği, yukarıda değinilen belge gereğince bu miktardan, davalının şirketteki hisse oranına tekabül eden kısmından davalının sorumlu bulunduğu, birleşen dava yönünden ise, davanın ilk hali ile sorumluluk davası niteliğinde olduğu, böyle bir davanın şirket tarafından açılabileceği, şirket ortağının şirket zararı için tek başına dava açma ehliyetinin bulunmadığı,

ıslah edilmiş hali ile de birleşen davalının şirkete olan borçlarının birleşen davacının ortaklık payına karşılık gelen kısmının, birleşen davalının alacağından mahsubunun talep edildiği, şirketin tasfiyesi gerçekleşip ortakların tasfiye payı alacağı tespit edilmeden davacının söz konusu mahsup iddiasının değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 225.934,33 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı birleşen davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tarafların ortağı olduğu limited şirketin borçlu durumda bulunmasının, başlı başına birleşen davalı şirket yöneticisinin sorumluluğunu gerektiren bir hal olmamasına göre davalı birleşen davacı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, dava dışı limited şirketin, davacı tarafça ödendiği iddia olunan borçlarının, şirketteki payı oranında davalıdan tahsili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının verdiği taahhütname ile şirket ortaklarınca ödenecek şirket borçlarından payına düşen kısmı ödemeyi taahhüt ettiğini ileri sürmüş, mahkemece de yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından kural olarak sınırlı sorumluluk ilkesi geçerli olup, ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödemektir. Sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona ermektedir. Türk Hukukunda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler. Somut olayda da, davalı şirket ortağı olduğundan kural olarak şirket borçlarından dolayı bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Ancak, davalı dosyada mevcut 11.04.2012 tarihli muvafakatname-taahhütname başlıklı belgeyi imzalamış olup bu belgede belirtilen şartlar çerçevesinde davalının sorumluluğuna gitmek mümkün bulunmaktadır.

Anılan belgede, “... diğer şirket hissedarlarının ödedikleri veya ödeyebilecekleri şirketimizin her türlü borç ödemelerine ait şirket hisse oranıma tekabül edecek paya ilişkin bedeli de tasfiye halini beklemeksizin ilk talep anında karşılamak üzere yasal düzenlemelerle ve hususi olarak tekeffül ve taahhüt etmiş olmakla ...” denilerek, diğer şirket ortaklarınca ödenen şirketin her türlü borcundan davalının hissesi oranında sorumlu olduğu kabul edilmiştir.

O halde uyuşmazlık, davacı tarafından ödenen ve işbu davanın konusu edilen paranın, yukarıda anılan taahhüt kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dava dilekçesinde, davacının şirket hesabına borç olarak kaydedilmesi suretiyle şirket borcunu ödediği belirtilmiş, dosyada mübrez 12.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda da, davacının banka hesabından dava dışı şirketin banka hesabına aktarılmak suretiyle şirket borçlarının ödendiği, bu ödemelerin dava dışı şirketin ticari defterlerinde, “Ortak E.. S..'na borçlar” hesabına alacak kaydedildiği ve davacının şirketten alacaklı bulunduğu açıklanmıştır. Esasen mahkemece de,

davacı ile dava dışı şirket arasındaki ilişki karz ilişkisi olarak kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının, davalının da ortağı bulunduğu dava dışı şirkete borç verdiği, şirketin ise bu parayla kendi borçlarını ödediği, diğer bir deyişle davacı ortağın doğrudan doğruya ödediği bir şirket borcunun bulunmadığı ve davacının şirkete verdiği borç paranın da davacı tarafça dayanılan 11.04.2012 tarihli taahhütname kapsamında kalmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle birleşen davaya yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle birleşen davada kurulan hükmün ONANMASINA, (2) no1u bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/13784, K. 2015/10398, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/13784
Karar No
2015/10398
Tarih
13 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/13784 K.2015/17588
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/13786 K.2015/17587
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/13787 K.2015/18185
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/13788 K.2015/10703
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/13788 K.2015/18184
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/13789 K.2015/11161

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.