KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/13956 E., 2015/431 K.·Mahkemesi : Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi İ.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2015
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ..... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2013 gün ve 2011/171-2013/262 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.06.2014 gün ve 2014/3405-2014/10229 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...” ve “...
İnternational” ibareli markalarının bulunduğunu, inşaat sektörü dahil olmak üzere pek çok alanda faaliyet gösterdiğini, işlettiği oteller nedeniyle markalarının tanınmış marka düzeyinde olduğunu, davalının “....” adlı inşaat projesinde “..” ibaresini kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalının davacı markalarına vaki tecavüzünün önlenilmesine ve bu nedenle kullandığı markasından, ilanlarından, şirket levhası, antetli kağıtlar, faturalar, resmi kayıtlar ve reklamlar ile özellikle inşaat alanındaki tabelalardan “....” ibaresinin çıkarılmasına,
fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000,00 TL maddi, 350.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasıyla davacı markasının aynı sınıflarda bulunmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının, .... nezdinde 2010/34492 sayıda “......” ibareli markasını 36 ve 37. sınıflarda adına tescil ettirdiği, davalı markasının 25.05.2010 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korumaya tabi kılındığı, davanın 24.06.2011 tarihinde açıldığı, tescilli markanın iptal edilinceye kadar tescilden doğan haklara sahip olduğu, davalının adına tescilli markasını kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 02.06.2014 günlü ilamıyla gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 556 sayılı KHK'nın 9/son maddesi uyarınca başvurunun yayını ile doğan hakların tescilin yayını ile birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı içinde değerlendirilmesine ve aynı KHK'nın 40. maddesi uyarınca koruma süresi başvuru tarihinden itibaren başlayacak olup, somut uyuşmazlığa
gelindiğinde davalının işbu davanın açılmasından önce yaptığı marka tescil başvurusunun sonuçlanarak sicile tescilinin gerçekleşmiş olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/13956, K. 2015/431, 15 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama