KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/1399 E., 2014/3749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2014
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada verilen 05/12/2012 gün ve 2012/109-2012/225 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.11.2013 gün ve 2013/4390-2013/20792 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bareli marka başvurusunun arafından davalı şirkete ait " ibareli markalar nedeniyle kısmen reddedildiğini, ancak markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ayırdediciliğin sağlandığını ileri sürerek ayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, markalardaki esas unsurun "bareleri olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusuna konu marka ile redde mesnet davalı markalarının benzerliklerinin iltibas oluşturacağı, haksız rekabate sebebiyet verebileceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenmiş ise de uyuşmazlığın HUMK'nın 438/1. maddesinde belirtilen davalardan olmadığı gibi anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da duruşma yapılmasına gerek görülmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/1399, K. 2014/3749, 28 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama