KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/14293 E., 2015/66 K.·Mahkemesi : Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2015
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2014 tarih ve 2013/332-2014/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına 2003/04628 noda 18, 25, 35. sınıflarda tescilli “......” markasının bulunduğunu, davalı adına da 2012/09586 noda 25. sınıfta “.........” ibareli markanın olduğunu, her iki markanın esas unsurunu oluşturan “....” ve “....” ibarelerinin ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu ileri sürerek davalı adına 2012/... noda tescilli “.........” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markaları arasında iltibasa mahal verir düzeyde benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraf markalarının esas unsurunu “....” ve “.....” ibarelerinin oluşturduğu, her iki markanın da 25. sınıf yönünden tescil edildiği, görsel, fonetik ve tüm terkibin gözde bıraktığı izlenim açısından ortalama tüketiciler nezdinde iltibas yaratacak şekilde benzerliğin bulunduğu, davacının marka tescilinin daha önce olması nedeniyle üstün hak sahibi olduğu, her iki markanın aynı sektörde kullanımı nedeniyle davalının tescilinin kötüniyet taşıdığı, gerekçesiyle davalı adına .... nezdinde 25. sınıfta tescilli 2012/... nolu “.......” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK'nın 8/1 -b maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde, markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir.
Bu değerlendirme yapılırken de ibareler bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınıp ibarenin parçalara bölünmesi suretiyle iltibas tehlikesi oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi mümkün değildir. Taraf markalarının tescilli oldukların 25. sınıf yönünden aynı malları kapsadıkları hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı adına tescilli marka "..." ibaresinden oluşmakta olup bu ibare yanında kendine özgü şekil ve yazım stilinden oluşması, kavramsal olarak günlük hayatta bir karşılığı ve anlamının bulunmaması nedeniyle ayırt edicilik vasfına sahiptir. Davalı markası ise "...." ibaresinden oluşmakta olup herhangi bir şekil unsuru ihtiva etmemektedir.
Bu bakımdan taraf markaları arasındaki görsel,işitsel ve anlamsal farklılığın ortalama tüketiciler nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle de karışıklığa yol açmayacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, kararda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/14293, K. 2015/66, 12 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama