KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/14484 E., 2015/3938 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2015
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/09/2012 gün ve 2011/38-2012/959 sayılı kararı onayan Daire’nin 29/04/2014 gün ve 2013/324-2014/8002 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin oğlu dava dışı ... ahbabı olan davalı ile görüşmelerinde ortaklık teklif ettiğini, müvekkili oğlunun o dönemde işsiz olduğundan bu teklifi kabul ettiğini, oğlu ile davalı arasında 01.06.2009 tarihinde şirket kurularak ana sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmenin 31.08.2009 tarihinde Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini, davalının kendisine ait %50 hisseye 350.000,00 TL veren bir talip bulduğunu ve şirket hissesini devretmeye karar verdiğini, bu devri mahkeme yolu ile veya fiilen gerçekleştirebileceğini, ancak taliplerin ...ı ve annesi müvekkili çok üzebileceğini düşündüğünü,
bunun içinde daha düşük bir bedelle ve taksitler halinde ... devredebileceğini beyan ettiğini, davalının hissesi için yaptığı teklifin 200.000,00 TL olduğunu, hisselerin devredileceği belirtilen kalabalık bir grubun tehditkar görünüşleri ile iş yerine geldiklerini, davranışlarının tehdit mahiyetinde olduğunu, yaptıkları yatırımın heba olmasından korkan davacı ve oğlunun ikrah sonucu 09.11.2009 tarihli protokolü akdetmek zorunda kaldıklarını, davalının şirketteki hissesini 200.000,00 TL almayı ve taksitler halinde ödemeyi kabul ederek ikinci bir Protokolün tanzim edildiğini,
bu protokol uyarınca davalıya ait %50 hissenin %49'luk bölümünün ... %1 lik bölümünün de ... devredildiğini, toplam 200.000,00 TL'lik devir bedelinin 75.000,00 TL'lik bölümünün ödenmiş olduğunu, bu 50.000,00 TL'nin 25.000.00 TL'lik bölümünün davalının sermaye katkısı olup ayrılışa kadar iştirak etmesi gereken masraflar karşılığı sayıldığını, bu düşünceyle davacı tarafın kerhen borçlanma tutarının 175.000,00 TL olduğunu, ödemelerin bakiyesi olan 125.000.00 TL'nin ödenmesi için ise müvekkilinin Garanti Bankasındaki hesabından keşideli 3 tanesi 25.000.00 TL tutarlı ve 2 tanesi 62.500.00 TL tutarlı toplam 5 adet çek verildiğini,
bu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığını, ikrah altında düzenlendiğini ileri sürerek, toplam bedeli 175.000,00 TL olan 5 adet çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine, 25.000 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/324 E.,2014/8002 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/14484, K. 2015/3938, 20 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama