KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/15652 E., 2015/4376 K.·Mahkemesi : İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2015
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 03/04/2013 gün ve 2011/161-2013/47 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/01/2014 gün ve 2013/10824-2014/1388 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu markaların müvekkiline ait “...” ve “errea şekil ...” ibareli 18, 25, 38 ve yine 16, 18 ,25, 26 sınıflarda korunan markaları ile benzer olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduklarını, davalının 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesini ihlal ettiğini, davalının müvekkiline ait tanınmışlıktan haksız yararlandığını, müvekkili markasını çürüttüğünü, sulandırdığını, davalı marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, davalının bu markalarla ilgili 556 sayılı KHK’nın 14. md. uyarınca kullanımının bulunmadığını, “...” ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanın kılavuz sözcüğü olduğunu iddia ederek,
davalı adına ...ayıtlı olan 2001/21594 nolu “...”, 2009/32677 sayılı “...”, 2003/05295 sayılı “...” ve 2002/33083 sayılı “...” markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, hak düşürücü sürenin dolduğunu, sessiz kalma yoluyla hak kaybı olduğunu, müvekkilinin 2001 tarihli “...” tescilinden buyan 10 yıl geçtiğini, şekil eklediği diğer tescilinin 2009 tarihli olduğunu, davacının bu tescile itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, “.... marka tescilinin gerçekleştiğini, davacını markalarının tanınmışlığı ile ilgili iddialarının dayanaksız olduğunu, tanınmışlık kriterlerinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının kullanılmış olduğunu ve kullanılmakta olduğunu savunarak Medeni Kanunun 2. maddesi uyarınca açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15652, K. 2015/4376, 30 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama