KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/15780 E., 2015/1152 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2015
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2014 tarih ve 2008/176-2014/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'ın asıl borçlu ...'ın ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 16.02.2006 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında 51.000 TL kredi kullanıldığını, borcun bir kısmının ödenmesine rağmen bakiye borcun ödenmediği gerekçesiyle şimdilik 7.000 TL alacağın kredi tarihlerinden itibaren faizi ve sair ferileri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kredi sözleşmesindeki imzaları kabul etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın kredi sözleşmesindeki imzayı kabul etmediği, yaptırılan imza incelemesinde kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, kredi sözleşmesinin bu davalıyı bağlamayacağı, kat tarihi itibariyle bankanın alacağının 41.747,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak, 7.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren %45,24 oranında temerrüt faizi, %5 bsmv ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karar başlığında davalı ... mirasçılarından ... ve ....'ın isminin belirtilmemesi ve gerekçeli kararın 3. paragrafının en sonunda ''dava kabul edilmemiştir.'' ibaresi yerine ''dava kabul edilmiştir.'' ibaresinin yazılması maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15780, K. 2015/1152, 3 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama