KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/15931 E., 2015/1256 K.·Mahkemesi : Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2015
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2014 tarih ve 2013/39-2014/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını 1974 yılında tescil ettirdiğini, şirketin kurucu ortağının anılan unvanı müvekkili şirketin kuruluşundan önce kollektif şirket olarak 1962 yılından itibaren kullanmış olup, aslında unvanın kullanımının 1947 yılına kadar dayandığını oysa, davalı şirketin müvekkilinden çok sonra kurulduğunu, davalıya ticaret unvanının kullanımına son vermesi için gönderilen ihtarnamelerin tebliğinin sağlanamadığını, müvekkilinin ticaret unvanını marka olarak da kesintisiz kullandığını ve marka tescilinin 1947 yılına kadar gittiğini, müvekkilinin markasının tanınmış bir marka olduğunu,
davalının kullanımının haksız kazanç ve iltibas yaratacağını aynı zamanda müvekkili şirkete ve markanın itibarına zarar vereceğini, bu itibarla davalının ticaret unvanında “...” ibaresini kullanımının TTK'nın gerek unvanla gerekse haksız rekabet ile ilgili hükümleri ile 556 sayılı KHK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkini, kullanımının ve haksız rekabetin men'i, önlenmesi, ref'i, ticarette kullanılan her yerden kaldırılması, kanuna uygun hale getirilmesi ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının unvanın 1989 yılında tescil edildiği, davalının ticaret unvanı kapsamındaki ticari faaliyet ve hizmetler ile davacının ticari faaliyetleri ile markası kapsamında kalan ürün ve hizmetlerin farklı olduğu, unvanın tescil tarihinden dava tarihine kadar 24 yıl gibi çok uzun bir süre geçtiği, yerleşik içtihatlar uyarınca sessiz kalma ile hak düştüğünden terkine ilişkin talebin ve tescilli unvanın kullanımı haksız rekabet veya marka hakkına tecavüz oluşturmadığından bunlara ilişkin taleplerin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15931, K. 2015/1256, 4 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama