KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/16129 E., 2015/1582 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2015
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2014 tarih ve 2013/144-2014/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/08071 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın ...Dairesi Başkanlığınca reddi üzerine müvekkilince yeniden incelenmesi talebinde bulunulduğunu, ...'nun 2013-M-1914 sayılı kararı ile bu talebin de reddedildiğini, ancak taraf markalarındaki esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, davalı şirket başvurusunun kabulü halinde benzerlik nedeniyle iltibas tehlikesinin doğacağını, davalı şirketin haksız kazanç sağlayacağını ileri sürerek ...'nun 2013-M-1914 sayılı kararının iptalini, davalı başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, "..." ibaresinin ayırdediciliğinin düşük olduğunu, tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili işaretindeki esas unsurun "...." ibaresinde olduğunu, "..." kelimesinin bir meslek grubunu ifade ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin başvuruda 35/6. paragrafta yer alan "müşterilerin malları görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından ise ayırdedici olduğu, davalı başvurusundaki 35. sınıf dışındaki sınıfların davacı markalarında yer almadığı,
işaretlerdeki ortak "..." ibaresi nedeniyle tüketicilerin davacıya ait ürün zannıyla davalı ürününü satın alabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ...'nın 2013/M-1914 sayılı kararının 2011/8071 sayılı marka tescil başvurusunda yer alan 35/1-5. sınıf hizmetler bakımından iptaline, 2011/8071 sayılı markanın 35/1-5.sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/16129, K. 2015/1582, 9 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama