KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/16165 E., 2015/1597 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2015
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2014 tarih ve 2013/56-2014/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .... nolu elmas şekli biçimindeki marka başvurusuna davalı tarafça kendi markaları gerekçe gösterilerek yapılan itirazın kabul edildiğini, müvekkilinin marka konusu olan işareti 1996'da oluşturduğunu ve bu tarihten itibaren kara taşıtları alanında kullandığını, tüm dünyada iyi bilinen ve tanınan bir marka haline getirdiğini, taraf markalarının birbirinden farklı olup, kapsadıkları mal ve hizmetlerin de farklılık arz ettiğini, taraflar arasında centilmenlik anlaşması bulunduğunu, tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin .... sayılı markası sebebiyle kazanılmış hakkı bulunduğunu belirterek .... kararının iptaline, başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkili markalarının tanınmış marka olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, centilmenlik anlaşmasının Türkiye'de yapılacak marka tescillerini kapsamadığını, kazanılmış hak iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davalının ''....'' olarak bilinen markasının tanınmış olduğu, davacı ile davalının grup şirketlerinden ..... arasında yapılan anlaşmanın somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanabilirliğinin bulunmadığı ancak davacı başvurusunun bütünsel olarak bıraktığı genel intiba olarak dava konusu başvurunun davacı markasının serisi olarak algılanmasının mümkün olmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK m. 7/b ve 8/b şartlarının oluşmadığı,
başvuru konusu işaretin davacı markasından hem içerdiği ürün ve hizmetler ve hem de bütünsel olarak düzenleme biçimi itibariyle farklı olduğu, temsil ettiği ayırt edicilik nedeniyle davalı başvurusunun tescilinin, davacıya ait tanınmış markanın itibarından haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülemeyeceği, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, .... kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/16165, K. 2015/1597, 10 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama