KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/16383 E., 2015/11494 K.·Mahkemesi : Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2015
- Tarihi
- 30/04/2014
- Numarası
- 2012/24-2014/267
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2014 tarih ve 2012/24-2014/267 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.11.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. N.. G.. ile davalı vekili Av. İ. A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın Adana-Seyhan Şubesi'nde bulunan mevduat hesabından 27.02.2009 tarihinde sahte faks talimatı ile bilgisi ve talimatı olmadan mevduatın bozumu yapılarak Y..
S.. hesabına havale yapıldığını, bu olayda davalı Banka'nın kusurlu olması nedeniyle açılan davanın kabul edildiğini ve kesinleştiğini, müvekkilinin hesabından haksız yere para çekilmesi olayı sonucu 669 kan şekeri ile girdiği yoğun bakımda %98 ölüm riski ile tedavi altına alındığını, %25 işgücü kaybı olduğunu,
müvekkilinin tarifi mümkün olmayan acılar çektiğini ileri sürerek maluliyetten kaynaklanan 1.000,00 TL ve Başkent Üniversitesi Hastanesi'nin 11.03.2009 tarihli faturası nedeniyle 6.337,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 7.337,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Banka nezdindeki hesabında bulunan parasının rızası ve talimatı bulunmadan hesabından alınması olayı ile davacıda meydana gelen rahatsızlık arasında, dosyada bulunan İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu raporuna göre, illiyet bağı kurulamayacağının belirlediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/16383, K. 2015/11494, 3 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama