KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/16508 E., 2015/1483 K.·Mahkemesi : Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2015
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/07/2014 tarih ve 2014/18-2014/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "....." markasının davalı şirket tarafından hem ticaret unvanında hem de duyuru, tabela ve ilanlarda kullanıldığını, bu suretle davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek davalının eylemlerinin müvekkilinin markalarına karşı tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına ve men'i ile ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinde yasaya ve usule uygun olarak tescil ettirmiş olduğu ticaret unvanını kullandığını, her iki şirketin hizmet verdiği müşteri çevresinin bilinçli tacirlerden oluştuğu düşünüldüğünde karıştırılma ve ilişkilendirme tehlikesinin olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin maksat ve faaliyetlerinin farklı olduğunu ve birbirleriyle ilgilerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların markasal kullanımlarının esas unsurunun "....." ibaresi olduğu, davalının "...." şeklindeki kullanımında yer alan "...." (....) ibaresinin yapılan işi tasvir eden bir yan unsur olduğunu, tüketici nezdinde taraf markaları arasında bağlantı olduğu intibaını uyandırarak karışıklığa sebebiyet vereceğinden marka hakkına tecavüz yönündeki davacı iddiasının yerinde olduğu ve davalı tarafın bu markayı davacıdan daha önce kullandığını ispat edecek nitelikte herhangi bir delil ibraz etmediği gerekçesiyle davalı eylemlerinin davacı taraf tescilli "...." ibareli markalarına karşı tecavüz ve bu suretle haksız rekabet teşkil ettiğini tespitine, durdurulmasına ve men'ine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/16508, K. 2015/1483, 9 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama