KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/17142 E., 2015/1689 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2015
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
... olarak görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.09.2014 tarih ve 2014/476 - 2014/556 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin kısmi bölünme ile yeni şirket kurulması için şirket bilançosunun ödenmiş sermayesinin aktif, pasif ve kısmi bölünmeye konu hisselerinin mukayyet değerlerinin mahkeme kanalıyla bilirkişi eliyle tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iddia ve dosya kapsamına göre, TTK'nın 342.maddesinde ayni sermaye konulabilecek mal varlığı unsurlarının neler olduğu sıralandıktan sonra 343.maddesinde bunlara değer biçme yönteminin açıklandığı, belirtilen hükümde şirketin kısmi bölünmesi ile yeni şirketin kurulması için aktif, pasif ve kısmi bölünmeye konu hisselerinin mukayyet değerlerinin belirlenmesi yönünde şirketin öz varlık tespitinin mahkemece yapılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, mahkemelerin görevlerinin yasa ile düzenlendiği, bu nedenle mahkemenin talep sonucuna ilişkin görevi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 6102 sayılı TTK'nın şirketlerin bölünmesini düzenleyen 159-179. maddelerinde, bölünme nedeniyle öz sermaye tespitinin mahkemece yapılacağına dair bir hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17142, K. 2015/1689, 11 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama