KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/17174 E., 2015/2354 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2015
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2014 tarih ve 2013/254-2014/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... nezdinde 43. sınıfta yiyecek içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, hayvan bakım evleri hizmetlerine yönelik “...” ibareli markayı adına tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, ... ... tarafından verilen 24.07.2012 tarih,
2013-M-3973 sayılı karar ile başvuruya konu markanın yiyecek içecek sağlanması hizmetleri yönünden doğrudan tanımlayıcı nitelikte bulunduğu ve diğer davalı adına tescilli “...” ibareli marka ile benzer olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve c bentleri uyarınca yiyecek ve içecek sağlanmasına ilişkin hizmetler yönünden tescil başvurusunun kısmen reddedildiğini, müvekkiline ait markanın davalı markasıyla benzer olmadığını, müvekkili adına “....” ibareli markanın bulunduğunu, bu markanın 2008 yılında müvekkili adına tescil edildiğini, 556 sayılı KHK'nın 7/son maddesi uyarınca bu kullanımının ret sebebini ortadan kaldıracağını,
ayrıca davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/119 esas numaralı dosyasında derdest hükümsüzlük davasının bulunduğunu ileri sürerek ... ... tarafından verilen 24.07.2013 tarih 2013-M-3973 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkil kurum tarafından yapılan değerlendirmelerin doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davacı başvurusuna ilişkin müvekkilinin itirazının bulunmadığını, başvurunun ... ... tarafından resen reddedildiğini, bu nedenle açılan davada tarafına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; başvuruya konu markada yer alan “...” ibaresini KHK'nın 7/1-c bendi anlamında sunulan hizmetleri tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, markada yer alan şekli unsurların markaya ayırt edicilik vasfı kazandırmadığı, davalı ... markasının asli unsurunun “ ...” ibaresinden oluştuğu başvuruya konu marka ile davalı markası arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerliğin bulunduğu, davacı başvurusuna konu markadaki şekli unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı,
davacının müktesep hak iddiasında bulunduğu markanın “... ” ibaresinden oluştuğu, bu markanın “...” ibaresi nedeniyle farklı olduğu ve davacıya müktesep hak sağlamayacağı, davalı ... yönünden açılan davanın iptali talep edilen kararın resen gözetilen sebeplerden kaynaklı verilmesi nedeniyle husumet yönünden reddinin gerektiği belirtilerek davalı ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17174, K. 2015/2354, 23 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama