KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/17240 E., 2015/2765 K.·Mahkemesi : ... Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2011/168-2014/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "....", "....", "...." ibareli markalarının bulunduğunu, "..." ibaresinin ticaret unvanını da teşkil ettiğini, müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının "..." ibaresini tanıtım ve reklamlarında kullandığını, kendi seyahat acentesi unvanı yerine "... " ibaresini tercih ettiğini, bu eylemlerin müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini, haksız rekabet meydana getirdiğini, müvekkilinin marka ve unvan haklarına tecavüz teşkil edip iltibas doğurduğunu, tüketicilerin tarafları aynı firma sanmalarından şikayetlerini müvekkili aleyhine yaptıklarını ileri sürerek tecavüze konu her türlü doküman,
belge, tanıtım vasıtaları ile ürünlerin imhasını, müvekkili markasına, seyahat acentası unvanına ve ticari unvanına tecavüz teşkil eden internet adreslerindeki kullanımın yasaklanmasını, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığı müvekkilinin marka hakkına, seyahat acentası unvanına ve ticari unvanına tecavüz teşkil eden ticaret unvanının sicilden terkinini, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "..." kelimesinin herkese açık olduğunu, internet sitesindeki bazı ünvan yanlışlıklarının düzeltildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacıya ait tescilli markayı hukuka aykırı şekilde kullandığı, davacının "... " ibaresini davalıdan daha önce kullanmaya başlamış ve söz konusu ibareyi tescil ettirmiş olduğunun dosya içeriğinden anlaşıldığı, davalının, davacının tescilli markasını kullanmasının müşterilerin şirketleri karıştırmasına sebebiyet verdiği,
tarafların birbiriyle bağlantılı ve kardeş şirket izlenimini uyandırabileceği, davacının 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesi uyarınca tazminat talep ettiği, ancak bilanço, kar-zarar cetveli gibi belgelerin dosyaya ibraz edilmemesi nedeniyle maddi tazminat hesaplaması yapılamadığından TBK hükümleri uyarınca takdiren tazminat miktarının belirlendiği, davalı şirketin ticaret unvanı tescilinin davacıdan önce olduğu ve "unvan" olarak öncelik hakkının davalı şirkete ait bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ...
Markasını aynen kullanması sureti ile davacı marka hakkına tecavüzünün ve ayrıca internet ortamın da kullanımının önlenmesine, davacının tazminat talebinin kabulü ile 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek (avans faizini geçmeyecek şekilde) reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ticaret unvanının terkinine ilişkin talebinin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17240, K. 2015/2765, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama