KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/17257 E., 2015/3875 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2015
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/04/2014 tarih ve 2012/894-2014/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.06.2006 tarihli 3.670 TL bedelli çeki ticari ilişkisi nedeniyle davalı şirkete teslim ettiğini, bu çekin zayi olduğu iddiasıyla açılan davada çekin iptaline karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine çek bedelinin davalı şirket yetkilisine makbuz karşılığı ödendiğini, ancak iptal edilen çekin dava dışı ... tarafından icraya konulduğunu, gönderilen haciz ihbarnamesi neticesinde çekin ikinci kez ödendiğini, müvekkili tarafından ikinci kez ödeme yapılan ... aleyhine açılan davanın reddedildiğini, müvekkilinin davalı şirketin kusuru nedeniyle ikinci kez ödeme yaptığını ileri sürerek, 3.670 TL'nin 11.07.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin işyerinde bulunan diğer çekler ve para ile birlikte hırsızlar tarafından çalındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, çekin arka yüzünde davalı adına yapılan cirodaki imzanın sahte olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17257, K. 2015/3875, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama