İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/17296 K.2015/12336

Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2014 tarih ve 2012/48-2014/151 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü hazır bulunan davacı…

Esas2014/17296Karar2015/12336Tarih19 Kasım 2015Okuma5 dk · 967 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/17296 E., 2015/12336 K.·Mahkemesi :asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

967 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2014 tarih ve 2012/48-2014/151 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın çalışanı ... tarafından mevcut nakdinin daha verimli değerlendirilebilmesi amacıyla daha önce hiç bilmediği ve uygulamadığı türev ürünlere yönlendirildiğini, bu yönlendirme sırasında yapılacak işlemlerle ve riskleri ile ilgili yeterli bilgi verilmediğini, davalının tamamen fiktif bir miktar (10.000.000 İsviçre Frangı-CHF) üzerinden "5" adet işlem gerçekleştirdiğini, her bir türev (opsiyon) işlemi için davalı Banka'nın kendisine opsiyon satılması şeklinde bir fiktif düzen yaratarak bunu müvekkiline pazarladığını, 24.11.2010, 29.11.2010,

30.11.2010 ve 09.12.2010 tarihlerinde yapılan 4 işlemin şartlarının aynı olduğunu, 10.000.000 CHF’nin fıktif olarak kullanılacağını, sayılan 4 adet işlem tarihi ile 24.12.2010 tarihine kadar CHF’nin, TL’ye olan kurunun herhangi bir zamanda 1,58 seviyesine ulaşmaması durumunda sürenin sonunda taraflar arasındaki sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği ve kendisine peşin olarak ödenen opsiyon priminin geri alınmayacağı, ancak yukarıda belirtilen işlemlerin sürelerinin CHF’nin TL karşısındaki kurunun 24.12.2010 tarihine kadar 1,58’e ulaşması l,58’i aşması hâlinde sırasıyla 25.11.2011, 24.11.2011,

24.11.2011 ve 09.12.2011 tarihlerine kadar uzayacağı ve dönem sonunda o tarihteki piyasa fiyatı üzerinden alınacak CHF’nin işlemin yapılışı sırasındaki ilk 4 işlem için davalıya 1,58’den satılacağı hususlarında tarafların anlaştığını, bu suretle müvekkilinin piyasadan çok pahalıya aldığı CHF’yi davalı Banka'ya 1,58’den satması gibi bir durumun ortaya çıktığını,

10.12.2010 tarihinde yapılan 5. işlemde CHF’nin TL karşısındaki kurunun 10.01.2011 tarihine kadar 1,60 seviyesine ulaşması halinde işlem tarihinin 30.12.2011 tarihine kadar uzayacağının kararlaştırıldığını ve dönem sonunda alınan CHF’nin 1,60 gibi düşük bir fiyattan davalı Banka'ya serbest piyasadan temin edilerek satılacağı şeklinde anlaşıldığını, geçen zaman zarfında CHF’nin TL’ye olan kurunun 1,58 ve 1,60 seviyelerinin çok üzerine neredeyse 2,51 seviyelerine kadar çıktığını, davalı Banka'nın hazine departmanı bu artışı öngörür bilgilere sahip olduğundan bu tür işlemleri aşırı kâr elde etmek için müvekkiline pazarladığını,

CHF’deki artışın yükselme eğilimi göstermesi üzerine çözüm üretmek amacıyla davalı Banka'ya başvurmasına rağmen çözüm üretilmediğini, zararın sigortalanmasının “hedge edilmesinin” davalı Banka nezdinde mümkün olup olmadığı yönündeki araştırmalarına da davalı yanca bilgi verilmediğini, sigorta konusunda müvekkili

bilgilendirilse idi zararın bu kadar artmayacağını, 31.05.2011 tarihinde davalı Banka'nın özel bankacılık bölümünden sorumlu genel müdür yardımcısı ... ile görüşüldüğünü ve müvekkilinin ısrarları üzerine ancak çok büyük zararlar oluştuktan sonra yüksek prim ödenmesi suretiyle sigortalama hedge etme işleminin yapıldığını, müvekkilinin 5 işlemin ilk 3’ünden çok büyük zararlara uğradığını, diğer 2 işlem açısından ise çok geç haber verilmesi ve sigorta hedge uygulamasına çok geç başlanması nedeniyle çok yüksek seviyede prim ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin zararının anılan işlemler nedeniyle 17.327.168 TL olduğunu,

davalı Banka'nın eylemlerinin SPK mevzuat ve tebliğlerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 17.327.168,00 TL’nin faiziyle birlikte davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..

Davalı vekili, taraflar arasında 30.10.2006 tarihinde ve 16.04.2007 tarihinde “Opsiyon Çerçeve Sözleşmeleri, 21.01.2009 tarihinde ve 08.11.2010 tarihinde “Türev Ürünler Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, çerçeve sözleşmelerde yer alan açık uyarı, kabul, beyan ve taahhütlere rağmen davacının ayrıca 30.10.2006 ve 14.06.2007 tarihlerinde muhtemel riskler konusunda yazılı olarak bilgilendirilip kendisinden “Muhtemel Riskleri Kabul Beyanı” alındığını, davacının 2006 yılından beri kesintisiz olarak çeşitli tarihlerde kendi nam ve hesabına 184 adet,

usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamelere dayalı olarak üçüncü kişiler nam ve hesabına 500’ü aşkın opsiyon işlemi gerçekleştirdiğini, müvekkili Banka'nın opsiyon işlem dekontları tahtında gerçekleştirmiş olduğu işlemlerin ... ile tanımlanmış aracılık faaliyetlerinden olmadığını ve bu nedenle tebliğ kapsamında değerlendirilemeyeceğini, dava konusu işlemlerin ... tarafından düzenlenen ve denetlenen borsalarda (Vadeli İşlem Opsiyon Borsasında) yapılmadığını, davacının bir çeşit sigorta olarak tanımladığı “hedge etmenin” de bir tür opsiyon işlemi olduğunu,

ters opsiyon olarak nitelenen hedge işlemiyle opsiyon satan tarafın risklerini azaltmak amacıyla prim ödeyerek aynı konuda opsiyon satın aldığını, tezgah üstü piyasalarda ters opsiyon işlemi yapılabilmesi için karşı tarafın onayı gerektiğini, bankanın hedge işlemi yapmak konusunda bir yükümlülüğünün de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Banka ile 500'ü aşkın opsiyon işlemi gerçekleştirdiği, her defasında yapılan işlemlerin neticelerinin davacının hesabına yansıtıldığı, bu işlemler gerçekleştirilirken davacının yeterince bilgilendiremediğine ilişkin herhangi bir itirazı kayıt ileri sürmediği, taraflar arasında 30.10.2006 - 16.4.2007 tarihli opsiyon çerçeve sözleşmesi, 21.01.2009 tarihli türev ürünler sözleşmesi ve 08.11.2010 tarihli türev ürünler çerçeve sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede yapılan işlemler ile ilgili risklerin açıkça belirtildiği,

30.10.2006 ve 14.06.2007 tarihlerinde davacıdan muhtemel riskleri kabul beyanı alındığı, davacının çerçeve sözleşmeleri imzaladığı tarihlerde ve sonrasında ....'nin yönetim kurulu üyesi olup kendisini ekonomist olarak ifade ettiği, 2006 yılından beri hem kendi adına hem de en az 7 kişiye vekaleten benzer türev işlemlerini gerçekleştirdiği, davacının kendi adına yaptığı opsiyon işlemlerinde yüksek riskli CHF- TL işlemleri yaptığı, vekaleten yaptığı işlemlerde daha düşük döviz işlemleri yapmayı tercih ettiği görüldüğünden davacının yüksek düzeyde bilgiyle hareket ederek kendisi açısından bilerek daha fazla risk aldığı sonucuna ulaşıldığı,

davalı Banka'nın davacıyı hukuka aykırı olarak yönlendirdiği, davacıya karşı bilgilendirme yükümlüğünün tam ve uygun olarak yerine getirilmediği, kendisinden bilgilerin saklandığı iddialarının ispat edilemediği, davalının aracılık işlemlerinde sigorta yapma zorunluluğu bulunmadığı, davalı Banka çalışanın hukuka aykırı işlem yaparak davacıyı yanlış yönlendirerek davacının zararına sebebiyet verdiğinin ispatlanamadığı, dava konusu işlemler tarafların iradeleriyle kabul ettiği işlemler olup genel işlem şartlarına aykırılık taşımadığından geçersizliklerinin ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17296, K. 2015/12336, 19 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/17296
Karar No
2015/12336
Tarih
19 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/17296 K.2015/16744
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/17297 K.2015/16743
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/17301 K.2015/19593
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/17301 K.2015/20900
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/17304 K.2015/20631
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/17304 K.2015/30119

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.