KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/17352 E., 2015/2650 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2015
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2013/159-2014/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarını mesnet göstererek, davalı şirketin "....." ibareli marka başvurusuna itiraz ettiklerini, itirazları nihai olarak reddedilmiş ise de davalı markasının iltibasa neden olacağını, ayrıca müvekkili markasından haksız menfaat elde edeceğini ileri sürerek, ....'nın 2013-M-3200 sayılı kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kararın hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin 20 yılı aşkın süredir dava konusu markayla faaliyet gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının asıl unsurunu oluşturan "...." ibaresinin "....." anlamına geldiği, davalı markasındaki "..." ibaresinin ilk bakışta görsel bir etki bıraktığı, "..." ibaresinin ise " ...." anlamlarını taşıdığı, başvurunun davacı markalarından anlam ve kavramsal açıdan farklı bulunduğu, markaların sescil olarak da benzer olmadıkları, taraf markalarının gerek logo gerekse tali unsurlar ile bütün olarak da yeterince farklılaştıkları, ortalama tüketiciler yönünden markalar arasında bağlantı kurulması dahil karıştırma ihtimalinden sözedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17352, K. 2015/2650, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama