İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/17567 K.2015/12145

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/02/2014 tarih ve 2006/417-2014/86 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü hazır bulunan…

Esas2014/17567Karar2015/12145Tarih17 Kasım 2015Okuma6 dk · 1.178 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/17567 E., 2015/12145 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Kasım 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.178 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/02/2014 tarih ve 2006/417-2014/86 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Av. ... ile davalı-birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, müvekkili Banka'nın ...

Şubesi müşterisi olan davalının 19.06.2006 tarihinde şube müdürüne telefon talimatı ile 13.09.2006 vadeli 17,7 Milyon nominal değerli devlet tahvilini ...'tan bulunan hesaplarından bankaya göndereceğini, bu kağıtların bankaca satılarak elde edilen tutar ile 17.10.2007 vadeli devlet tahvilinden 17 Milyon TL nominal tutarlı alış emri verdiğini, işlem gerçekleştirdikten sonra alış emri verdiğini kabul etmediğini, devlet tahvillerinin piyasalardaki dalgalanmaları sonucu alış ve satış fiyatı arasında oluşan 948.000,00 TL farkın şube geçici hesaplarından karşılandığını, 20.06.2006 tarihi itibariyle bu kadar banka kaybı oluştuğunu,

bu işlemlerin 19.06.2006 - 21.06.2006 tarihleri arasında gerçekleştiğini, bu hususun 27.06.2006 tarihli ihtar ile davalıya bildirildiğini ileri sürerek banka alacağının ihtar tarihinden itibaren banka kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin yazılı talimatı olmadan herhangi bir bankacılık işlemi gerçekleştirilmediğini, iddia edildiği gibi herhangi bir sözlü talimat da olmadığını, 17 Milyon TL tutarında kapsamlı bir işlemin müvekkilinin hesabında karşılığı olmadan sözlü talimat ile yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, davalı Banka'nın müvekkili ile ilgili ...

Bankası'na olumsuz ve aslı olmayan bildirimlerde bulunduğunu, bunların bir tacirin ticari hayatını son verebilecek çok ağır ve tamamen haksız beyanlar olduğunu, bu beyanlar neticesinde davacı ve çalışanlarının çalıştığı bankalar nezdinde itibar kaybettiğini ileri sürerek 750.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 1.000.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı Banka vekili,davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dosyanın davalısı olan ... telefonla bono alımı hususunda banka şubesine talimat verdiği, bu talimata uygun olarak banka tarafından bono alımının gerçekleştirildiği, bono bedelinin bankaya yatırılmaması üzerine banka tarafından bononun daha ucuza satılması nedeniyle 934.900,00 TL zarara uğradığı, ıslah edilen faiz alacağının asıl dava da istenmemesi nedeniyle ıslahla da talep edilmesinin mümkün olmadığı,

bankanın müterafik kusuru nedeniyle ihtilafta uygulanması gerekli 818 sayılı BK'nın 43. ve 44. maddeleri gereğince bilirkişiler tarafından belirlenen zararın yarısı olan 467.450,00 TL'nin asıl dosyanın davalısından talep edilebileceği, birleşen dosya yönünden ise davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yerinde olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, 467.450,00 TL'nin 30.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Asıl dava, asıl dosyanın davalısının talimatı ile yapıldığı iddia olunan hazine bonosu alışı nedeniyle oluşan bedellerin ödenmemesi sonucu bankanın söz konusu bonoları daha düşük bedellerle elden çıkarmak zorunda kalması nedeniyle oluşan banka zararının tazminine, birleşen dava ise, birleşen dava davalısı bankanın bu davadaki davacıya yönelik aslı olmayan beyanları sonucu, davacının ticari itibarının zedelendiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Asıl dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkili Banka'nın ... Şubesi müşterisi olan davalının 19.06.2006 tarihinde şube müdürüne telefon talimatı ile 13.09.2006 vadeli 17,7 Milyon nominal değerli devlet tahvilini ...'tan bulunan hesaplarından bankaya göndereceğini, bu kağıtların bankaca satılarak elde edilen tutar ile 17.10.2007 vadeli devlet tahvilinden 17 Milyon TL nominal tutarlı alış emri verdiğini, işlem gerçekleştirdikten sonra alış emri verdiğini kabul etmediğini, devlet tahvillerinin piyasalardaki dalgalanmaları sonucu alış ve satış fiyatı arasında oluşan 948.000,00 TL farkın şube geçici hesaplarından karşılandığını, 20.06.2006 tarihi itibariyle bu kadar banka kaybı oluştuğunu ileri sürmüş, davalı ise bu yönde bir sözlü talimat bulunmadığını savunmuştur.

Davalı bu olaya ilişkin ...

Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadesinde, 19/06/2006 tarihinde şube müdürünün kendisini aradığını, piyasalardaki dalgalanma sebebiyle yatırım yapılmasının karlı olacağını söylediğini, ancak kendisinin nakit parasının bulunmadığını söylemesi üzerine müdürün bu alımı kredi ile yapmasını teklif ettiğini, teklif edilen %17,25 kredi oranının uygun geldiğini ve bu şekilde anlaştıklarını, ancak daha sonra müdürün faiz oranının %18,50 olabileceğini söylemesi üzerine kendisinin vazgeçtiğini beyan etmiştir.

Yine bu olaya ilişkin olarak davacı banka müdürünün verdiği ifadede de, davalının kendisini aradığını, 13.09.2006 vadeli 17,7 Milyon nominal değerli devlet tahvilini ...'tan bulunan hesaplarından bankaya göndereceğini, bu kağıtların bankaca satılarak elde edilen tutar ile 17.10.2007 vadeli devlet tahvilinden 17 Milyon TL nominal tutarlı alış emri verdiğini, bunun üzerine kağıt toplandığını, ancak davalının bu devlet tahvillerini gönderemeyeceğini bildirdiğini, kağıtların toplanmış olması karşısında davalının kredi kullanarak bu işlemi yapmak istediğini beyan ettiğini,

bunun üzerine %16 faiz ile davalının ortak olduğu şirket adına 18.000.000 TL kredi kullandırılarak şahsi hesabına aktarıldığını, ancak davalının bu işlemden vazgeçmesi üzerine iptal edildiğini bildirmiştir.

Dosya kapsamında ileri sürülen ve karşılıklı olarak çelişki içeren beyanlar irdelendiğinde, davacı bankanın yetkilisi ile davalının telefon ile görüştükleri, bu telefon görüşmesi sırasında devlet tahvili alımı hususunun konuşulduğu, kredi kullanılarak alım konusunda bankaya talimat verildiği hususlarında beyanların birbiri ile kesiştiği görülmektedir.

Bunun yanında, taraflar arasında yapılan görüşmeye dair ses kayıtlarının bir kısmı da banka tarafından sunulmuş, bu kayıtta da davalının “Toplayın” dediği, bunun üzerine banka yetkilisinin “Tamam o zaman ben söyledim bulabiliyor mu şimdi baksın toplarsa size döneceğim birazdan” şeklinde cevap verdiği belirlenmiştir.

Zira mahkeme de, kesişen bu beyanları ve görüşme dökümünün ilgili kısmını esas alarak dava konusu devlet tahvili alımı talimatını davalının verdiği sonucuna ulaşmıştır.

Ancak, banka tarafından sunulan görüşme kayıtlarında davalının “Toplayın” ibaresini kullandığı zaten davalının da kabulünde olan bir husus olmakla beraber, davalı bu beyanından sonra faiz oranının artması nedeniyle alımdan vazgeçtiğini beyan ettiğini de bildirmiş, mahkemece davalının bu ifadesini usulüne uygun bir biçimde ispat edemediği değerlendirmesi ile taraflar arasındaki aktin kurulduğu belirlenmiştir. Oysa sırf bu konuşmadaki “banka yetkilisinin; size dönücem birazdan” ibaresi karşısında, bu konuşmadan sonra da konuşma veya konuşmalar olduğu anlaşılmaktadır.

Davada ileri sürülen maddi olay dava dilekçesinde başka şekilde ortaya konulmuş, sonrasında dosyaya dahil olan bilgi ve belgeler ışığında şekillenmiştir. Şekillenen bu maddi olay sonucu davanın temelini oluşturan husus davalı tarafından davacı Banka'ya devlet tahvili alımı hususunda verilmiş geçerli bir talimat bulunup bulunmadığı noktasında düğümlenmiştir. Mahkemece bu husustaki ispat yükü davalıya yüklenerek aradaki akdin kurulduğu yönünde bir değerlendirme yapılmış ise de, esasen davacının, iddiasını ispat kapsamında, davalının alım talimatı verdiğini bir tereddüte yer vermeyecek şekilde kanıtlaması gerekir.

Bu itibarla mahkemece, davacının elinde bulunduğu anlaşılan somut olaya ilişkin görüşme kayıtlarının başlangıcından bitişine kadar tümünün dosyaya ibrazının ardından çözümlenmesi ve bu çözüm sonucunda dosyadaki diğer iddia ve savunmalar karşısında davalının açık bir talimatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davalının davacı bankaya yönelik bir talimatının bulunduğu açıkça belirlenmeden hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle asıl dava davalısı lehine bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin asıl ve birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle asıl dava davalısı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz taraf yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17567, K. 2015/12145, 17 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/17567
Karar No
2015/12145
Tarih
17 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/17567 K.2015/30022
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/17567 K.2015/19415
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/17568 K.2015/30023
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/17569 K.2015/12643
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/17569 K.2015/30184
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/17570 K.2015/30024

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.