KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/17755 E., 2015/1648 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2015
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2014 tarih ve 2013/771-2014/666 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davalı yanında fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 22.10.1999 tarihinde ... hesabına yatırdığı parasının iradesi dışında .... Off Shore Bank'a gönderilmesi için kendisinden talimat alındığını, ... ve diğer paravan şirketlerin yöneticisi hakkında yapılan yargılama sonunda verilen ceza mahkemesinin kararının hukuki sonuçlarının BK’nın 53. maddesi kapsamında değerlendirilerek, BK’nın 41, TTK’nın 321. ve 336. maddeleri dikkate alınarak ...'nin külli halefi olan ...'nin zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.000.00 TL'nin 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bozma sonrası 10.03.2014 tarihinde alacağa avans faizi uygulanması şeklinde talebini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin hukuki anlamda kesin hüküm ile mahkeme tarafından karşılandığını, dava şartı bulunmadığını, davanın 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, müvekkilince sadece havale talimatının yerine getirildiğini, davacı tarafın müvekkili banka nezdinde bir mevduatının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı,
bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı yanında fer’i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece fer’i müdahil ...'ye devredilen davalı banka harçtan muaf olduğu halde hükmün iki numaralı bendinde, karar ve ilam harcının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ile dört numaralı bendinde maktu ve peşin harcın yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17755, K. 2015/1648, 11 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama