KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/17984 E., 2015/2522 K.·Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2015
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/06/2014 tarih ve 2014/94-2014/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, "..." ve "... Güvenlik" markalarının Türk Patent Enstitüsü nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin markalarının yönlendirici kod olarak kullanımı vasıtasıyla www.google.com.tr'yi tıklayan potansiyel müşterilerin, şirketler grup mensubu ... ...'nin rakibi davalı ... ...'ye yönlendirilmesini sağladığını, bunun müvekkilinin itibarını zedelediğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitini, saldırının durdurulmasını, 5.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın tazminini, hükmün kesinleşmesinden sonra ilanını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini ıslah etmiştir.
Davalı ...vekili, müvekkili şirketin davacıya karşı haksız ve hukuka aykırı eyleminin bulunmadığını, tazminata hükmedilmesi için gereken kanuni koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin ihlal niteliğinde herhangi bir fiili ve hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılam sonunda; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamından önce lisans esasına göre bilirkişi incelemesi yaptırılmak istendiği; ancak sektör bilirkişilerinin de dahil olduğu heyetin dosyaya delil sunulmaması ve konunun özel durumu nedeniyle lisans esasına göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını belirtmeleri nedeniyle TBK'nın 50. maddesi uyarınca maddi tazminatın takdir edileceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl davada takdiren 35.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17984, K. 2015/2522, 25 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama