KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/18166 E., 2015/2506 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2015
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 212/173-2014/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “....” unsurlu marka için başvuruda bulunduğunuı, ....’nca “....” ibareli marka gerekçe gösterilerek 556 Sayılı KHK nın 7/1-b bendi gereğince başvurunun reddine karar verildiğini, verilen red kararına karşı .... nezdinde yapılan itirazın da 27.06.2012 tarihli 2012-M-1955 sayılı karar ile red edildiğini ileri sürerek, dava konusu .... kararının iptaline, “....” ibareli markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum işlem ve kararlarının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 7/I-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede derecede benzer oldukları, taraf markalarının ilişkili olduğu emtiaların aynı veya aynı tür olduğu, markalar arasında KHK m. 7/I-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu, davacı markasının 556 Sayılı KHK’nın 7/son maddesinden yararlanması için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/18166, K. 2015/2506, 25 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama