KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/18239 E., 2015/12999 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Tarihi
- 02/09/2014
- Numarası
- 2012/855-2014/392
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.09.2014 tarih ve 2012/855-2014/392 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve davacılar yanında davaya müdahele talep eden G.. D.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.12.2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. Ö.. Ö.., Av. A.. D.., katılan davacı G.. D.. vekili Av. S.. D.., davalı vekili Av. E.. K....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı şirkette 8 yıldır kâr payı dağıtılmadığını, şirket ortakları arasında gruplaşma ve bir kısım şirket ortaklarına örtülü kar aktarımı olduğunu, müvekkillerinin bilgi alma ve inceleme haklarının engellendiğini, bu durumların mahkemenin 2012/706 Esas-2013/301 Karar sayılı ilamı ile tespit edildiğini, müvekkilleri ile diğer şirket ortakları ve yönetimi arasında güven ilişkisinin kalmadığını ileri sürerek, TTK'nın 638. maddesi uyarınca müvekkillerinin haklı sebeplerle davalı şirket ortaklığından çıkmalarına, şirketin mal varlığı ve gerçek değerinin tespiti ile çıkma paylarının müvekkillerine ticari faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
G... D.. vekili, 20.05.2014 tarihli dilekçesi ile davacıların çıkma taleplerine gerekçe olarak gösterdikleri tüm sebeplerin müvekkili için de geçerli bulunduğunu ileri sürerek, davacı taraf yanında davaya müdahale talep etmiş ve müvekkilinin de davalı şirket ortaklığından çıkarılmasını ve belirlenecek çıkma payının müvekkiline ticari faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin kurulduğu tarihten dava tarihine kadar her hangi bir kâr payı ödemediği, aynı zamanda bankalardan yüksek miktarlarda kredi çekildiği, çekilen kredilerle sermaye artırma yoluna gidildiği, hastanedeki ihtiyaç duyulan birimlerin açıldığı ve tıbbi cihazlar alındığı,
dolayısıyla uzun süre kâr payı ödenmemesinin sebebinin borç ödenmesine bağlı olduğu ve bu durumun şirket ortaklığından çıkmak için haklı neden sayılmayacağı, yine dava açılmazdan evvel davacıların talepleri doğrultusunda davacılar ve davalı şirket tarafından belirlenen mali müşavir ve muhasebeciler tarafından şirketin gelir ve giderleri incelenerek taraflar için rapor düzenlettirildiği, dolayısıyla davacıların istedikleri bilgilere ulaştığı, davalı şirketin hiçbir ortak doktora gizli ödeme yapmadığı, somut olayda sermaye artırım kararının kötü niyetli olarak alındığının da kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davacılar yanında davaya müdahale talep eden G.. D.. vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekili ve davacılar yanında davaya müdahele talep eden G.. D.. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/18239, K. 2015/12999, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama