KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/18487 E., 2015/6824 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2015
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/02/2013 gün ve 2012/360-2013/77 sayılı kararı onayan - bozan Daire’nin 14/10/2014 gün ve 2014/10966-2014/15534 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında başlattığı bonodan kaynaklanan icra takibi nedeniyle müvekkilinin oğlu tarafından gayrımenkulünün kamulaştırma bedeli alacağının davalıya temlik edildiğini, davalının 173.500,00 TL kamulaştırma bedelini tahsil etmesine rağmen, bunu icra dosyasına bildirmediğini ileri sürerek, icra dosyasına karşılık müvekkilince 173.500,00 TL ödendiğinin tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, kötü niyet tazminatının reddine, vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair verilen karar ile hükümdeki vekalet ücretine ilişkin kısmın "davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" şeklinde tavzihine ilişkin kararın taraf vekillerince temyizi üzerine dairemizce asıl kararın onanamasına, tavzih kararının ise davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Mahkemece asıl kararla davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmişse de; davalı tarafından haricen tahsil edilen 173.500,00 TL eldeki menfi tespit davası açıldığında henüz icra dosyasına bildirilmediğinden, yani haricen yapılan tahsilat eldeki dava açıldıktan sonra icra dosyasına bildirildiğinden, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği dolayısıyla davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu ve açmakta haklı olduğu nazara alınarak,
davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle Dairemizin 14/10/2014 tarihli 2014/10966 Esas 2014/15534 Karar sayılı olup 22/02/2013 tarihli asıl kararın onanmasına dair karardaki (1) numaralı bendin kaldırılarak, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca asıl kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/18487, K. 2015/6824, 13 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama