İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/1997 K.2015/1622

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2009/1005-2013/514 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/01/2015 günü hazır bulunan asıl ve…

Esas2014/1997Karar2015/1622Tarih10 Şubat 2015Okuma4 dk · 866 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/1997 E., 2015/1622 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Şubat 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

866 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2009/1005-2013/514 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/01/2015 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. .... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin bankada hesabı bulunduğunu, keşidecisi oldukları 20.01.2008 tarihli 100.000 TL bedelli çekle ilgili olarak bankanın ödeme yapıldığını, çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, çekin düzenlenmesine ilişkin bilgi ve talimatları bulunmadığını, ayrıca 18.02.2008 keşide tarihli 100.000 TL bedelli çekin lehtarı olduklarını, çek üzerinde davacının cirosu bulunmadığını, ciro silsilesi kopuk çeke dayalı olarak ödeme yapıldığını ileri sürerek,

asıl davada şimdilik 10.000 TL'nin ödeme yapıldığı tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini istemiş, birleşen davada ise bankadaki mevduat hesaplarından 12.02.2008 tarihinde 10.000 TL, 13.02.2008 tarihinde 10.000 TL, 18.02.2008 tarihinde 100.000 TL üçüncü kişiye ödeme yapıldığını, talimat evraklarındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirkette ... isimli kişinin muhasebe bölümünde çalıştığını, davacının nakit para, kıymetli evraklarının bu kişiye teslim edildiğini, ödemelerin anılan kişiye yapıldığını, bankanın kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada 20.01.2008 keşide tarihli çekin davacı şirketin mali işlerden sorumlu kişisi olan ... tarafından şirket kaşesine sahte imza atılarak düzenlendiği, iğfal kabiliyetine haiz olduğu, bankanın kusuru bulunmadığı, 18.02.2008 keşide tarihli çekin ise dava dışı şirket tarafından davacı adına keşide edildiği, çek bedelinin yukarıda anılan kişi tarafından bankadan tahsil edildiği, çek arkasında ....'nın çeki devraldığına dair ciro bulunmadığı, bankanın özen borcunu ihlal ettiği, birleşen davada ise paranın .... tarafından çekildiği, imzanın taklit edildiği,

bankanın düzenlenen talimatlar uyarınca ödeme yapmasında kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 10.000 TL'nin 18.02.2008 tarihinden itibaren tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Asıl dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nun 294 ve sonraki maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır.

Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.

Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda, mahkemece asıl davaya ilişkin kısa kararda "Davanın kısmen kabulüne" denilmiş, gerekçeli kararda ise "Davanın kabulüne " şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2- Asıl davaya yönelik olarak, bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. 3- Birleşen dava, sahte talimat ve imzalarla bankada bulunan hesaptan üçüncü kişilere usulsüz ödemeler yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Bankalar, özel yasa ile kurulan ve ekonomik alanda çeşitli imtiyazlar tanınan kuruluşlardır. Güven kuruluşları olan bankalar, aldıkları mevduatları özenle korumak zorundadırlar. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).

Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı, eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir.

Somut olayda, mahkemece davacı şirketin muhasebe görevlisi olan ...'ı banka hesabına yatırılan paralar ile şirket adına yapılan tüm harcamalar konusunda görevlendirdiği, nakit ve kasa mevcudunun anılan kişinin elinde bulunduğu, sahte talimat düzenlenmesinde davacının ağır kusuru olduğu, taklit imza ile şirketi yetkilisinin imzasının benzerlik taşıdığı, iğfal kabiliyetinin bulunduğu, bankanın olayda kusuru olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, bankanın sorumluluğu yukarıda anlatılan hukuki çerçeve içinde değerlendirilmemiştir.

Bu itibarla, mahkemece davalı bankanın hukuki durumunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tartışılarak, ceza dosyası getirtilip muhasebeci ...'ın sahte talimatların düzenlenmesi konusundaki eylemi değerlendirilerek, anılan kişinin şirket çalışanı olması sebebiyle çalışanını seçmede ve onu denetlemede gerekli özeni göstermeyen davacının da olayda müterafik kusurunun bulunacağı nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekeleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/1997, K. 2015/1622, 10 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/1997
Karar No
2015/1622
Tarih
10 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/1997 K.2015/1629
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/1997 K.2015/3743
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/1998 K.2015/33466
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/1998 K.2015/9615
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/1998 K.2015/932
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/1998 K.2015/2640

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.