İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/215 K.2014/19359

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2013/40-2013/38 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/12/2014 günü…

Esas2014/215Karar2014/19359Tarih9 Aralık 2014Okuma4 dk · 799 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/215 E., 2014/19359 K.·Mahkemesi : Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Aralık 2014
Tarihi
08/10/2013
Numarası
2013/40-2013/38
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

799 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2013/40-2013/38 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/12/2014 günü hazır bulunan davacı şirket temsilcisi H.. A. davacı vekili Av. F.. M.. ile davalı şirket vekili Av. C.. O.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi arafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin müdürü H..

S..'nın 1986 yılında gerçek kişi olarak yangın tüpü ve yangınla mücadele ekipmanları imalat ve pazarlamasını yapmak üzere faaliyete başladığını, 1991 yılında ortağı ile birlikte davacı şirketi kurduğunu, "HASSA" markasını 1986 yılında tescil ettirdiğini, "HASSA + şekil" markasını 35, 37 ve 45. sınıflarda tescil ettirmek için de başvuruda bulunduğunu, 11.08.2000 tarihinde ise Kadri Yunak ile birlikte yine aynı sektörde yangın söndürme faaliyetlerinde kullanılan elektronik sistemlerin imalat ve pazarlaması için davalı şirketi kurduklarını,

davalı şirket unvanının tespitinde müvekkilinin ad ve soyadından oluşan markasının piyasada bilinirliği sebebiyle tercih edildiğini, şirket faaliyetlerine devam ederken ortaklar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle davacı şirket müdürü Hasan Sarıca'nın hissesini davalı şirketin diğer şirket ortağının eşine devrettiğini, daha sonra davalı şirketin, davacıya ait görsel materyalleri kullandığı ve şirket unvanı ile iltibas yaratarak haksız rekabet oluşturduğunun görülmesi üzerine çekilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, tescilli markaya ve ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine,

davalı şirketin unvanındaki "HASSA" ibaresinin terkinine, bu ibareyi emtiasında ve ticari faaliyetlerinde, reklam ve tanıtım vasıtalarında kullanımının engellenmesine, 556 sayılı KHK'nın 66. maddesi ve TTK'nın 58. maddesi uyarınca 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, tarafların aynı alanda faaliyet gösterdiği, davacı şirketin "HASSA" ibaresini ticaret siciline 31.12.1991 tarihinde davalı şirketin ise 11.08.2000 tarihinde tescil ettirdiği, davanın 01.04.2011 tarihinde açıldığı, davalı tarafın "HASSA" ibaresini, ticaret unvanının tescilinden itibaren emtiasında ve ticari faaliyetlerinde kullandığı, önceki markanın sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği halde, bu kullanıma kesintisiz 5 yıllık süre boyunca katlanmışsa, sonraki tarihli markanın hükümsüzlüğünü ileri süremeyeceği, davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, tescilli markaya, ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, davalı şirketin unvanındaki "HASSA" ibaresinin terkini, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı şirketin 31.12.1991 tarihinde davalı şirketin ise 11.08.2000 tarihinde ticaret siciline tescil edildikleri, dava konusu markanın 21.10.1986 tarihinden beri davacı şirket adına tescilli olduğu, davacı şirketin ortağı olan Hasan Sarıca’nın aynı zamanda davalı şirketinde kurucu ortağı olduğu, anılan markanın davalı şirket tarafından kuruluşundan beri tescilsiz olarak kullanıldığı, Hasan Sarıca‘nın davalı şirketteki hisssesini 27.09.2010 tarihinde dava dışı bir şahsa devrederek ortaklıktan ayrıldığı,

davacı şirketin 27.01.2011 tarihli ihtar ile davalı şirketi davaya konu markayı kullanmaması hususunu ihtar ettiği ve işbu davanın da 01.04.2011 tarihinde açıldığı dosya kapsamı ile sabittir.

Esasen taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacı şirket adına tescilli markanın davacı şirket ortağının aynı zamanda davalı şirketinde ortağı olması nedeniyle davalı şirketin davacı şirketin anılan ortağının eylemli rızası ile kullanılıp kullanmadığı, başka bir deyişle davalı şirket ortağının ortaklıktan ayrılmasından sonra kullanıma ilişkin rızanın geri alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece, davacı şirketin hem marka hem de unvana ilişkin istemi aynı yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.

Oysa, davaya taraf şirketlerin ortağı olan Hasan Sarıca’nın davalı şirket ortaklığından ayrılmasından sonra davacı şirketin dava konusu markaya ilişkin olarak davalıya yönelik çekmiş olduğu yukarıda belirtilen ihtar, davalının bu markayı başka bir şekilde oluşturup kullandığına ilişkin savunmasının bulunmaması, esasen hayatın olağan akışıda gözetilerek davalı şirkete kullanıma ilişkin verilen eylemli rızanın geri alındığının kabulü gerekir. Bu bağlamda artık kabulün aksine davacı şirketin tescilli markasının davalı şirket tarafından kullanımına katlandığından sözedilmesi olanaklı değildir.

Bu durumda, mahkemece, davacının markaya yönelik isteminin yukarıda anılan ilkeler çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken marka ile ilgili uyuşmazlık yönünden eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/12/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, kararın onanması gerekir. Aksi görüşteki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/215, K. 2014/19359, 9 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/215
Karar No
2014/19359
Tarih
9 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/216 K.2014/29155
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/217 K.2014/29154
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/218 K.2014/29152
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/221 K.2014/19502
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/221 K.2014/29159
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/222 K.2014/19549

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.